YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2533
KARAR NO : 2011/2612
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … AŞ aleyhine 06/03/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının 18.40 TL’sinin davacıya, 297.00 TL’sinin de davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harçların bundan mahsubuna 14/03/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, Anayasa Mahkemesi yedek üyesidir.
Anayasa Mahkemesinin (5)’e karşı (6) oyla aldığı bir kararla ilgili olarak mahkeme başkanının yaptığı açıklamaya karşılık, karara katılan ancak azınlıkta kalan üyeler, “Mahkeme başkanının açıklamaları mahkemenin görüşünü yansıtmıyor” diyerek bir bildiri hazırlayıp imzalamışlardır.
Karara katılmadıkları halde davacıda içinde olmak üzere (3) yedek üye bu bildiriyi imzalamışlardır.
Davalı gazete, bu bildiri olayını haber konusu yaparak davacının fotoğrafına da yer vermek suretiyle, “Yüksek Yargıda Skandal Bildiri” başlığı altında “Üç korsan imza ülkeyi karıştırdı” “Yargıda kaosa yol açan bildiri Türkiye’yi gerdi” şeklinde haber yapmıştır.
Davacının katılmadığı bir kararla ilgili açıklamaya imza etme fiili gözönüne alındığında haber, gerçek, güncel ve kamu yararı olan bir haberdir.
Haberde, davacının müzakeresine katılmadığı ve imza atmadığı bir kararla ilgili olarak bildiriyi imzalaması eleştirilmiş olup, dava konusu edilen “Korsan, Skandal ve Kaos” sözleri, atılan imzalarla ilgili olup, haberin okunmasını ve kamuoyunun dikkatinin çekilmesi bakımından genel anlamla kullanılmış sözler olup, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmamıştır. Kaldı ki, davacı taraf katılmadığı bir kararla ilgili olarak imza atmakla böyle bir haberin yapılmasına kendisi neden olmuştur. Bu anlamda haberde eleştiri sınırları da aşılmamıştır.
Açılan tazminat davasının tümden reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. 14/03/2011