YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2300
KARAR NO : 2021/3427
KARAR TARİHİ : 07.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.03.2019 tarih ve 2017/666 E. – 2019/189 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine-kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 09.03.2020 tarih ve 2019/1114 E. – 2020/395 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; davalıya verilen yemek hizmet bedeline ilişkin düzenledikleri faturaların ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için davalı aleyhine başlattıkları icra takibine vaki itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptali ile davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının haksız kazanç elde etmek için işbu davayı açtığını, ticari defterler incelendiğinde borcun olmadığının belirleneceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; takip konusu faturalardan 116640 numaralı 730,08 TL bedelli faturanın davacının ticari defterinde kayıtlı olmadığı, 13.575,40 TL elden ödeme yapıldığının kayıtlı olduğu, davacının ticari defterine göre, davacının davalıdan 65.000,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterinde ise …nolu 3.402,36TL bedelli faturanın kayıtlı olmadığı ve 71.459,16 TL ödemenin davacıya yapılmış olduğunun görüldüğü, bunun yanında davalı tarafın …nolu fatura dışındaki faturaları ticari defterine kayıt etmiş ve ödeme olarak ticari defterlere işlemiş olması sebebi ile malın teslim alındığı olgusunun ispatlandığı ve ödemeyi ispat yükümlülüğünün davalıda bulunduğu, davalı tarafın yönelttiği yemin teklifinin davacı şirket yetkilisince eda edildiği, davacının ticari defterinin kısmen aleyhine delil olacağı hususu da nazara alınarak davacının davalıdan 65.000,00 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle , davanın kısmen kabulüne, davalının Alanya 1. İcra Müdürlüğünün 2017/7203 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 65.000,00 TL alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine 13.000,00 TL icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davacının takibe konu faturalardan toplam 75.532,24 TL tutarındaki faturaları kendi ticari defterlerine kaydettiği için bu fatura kapsamı yemek hizmetini teslim almış sayıldığı, bu durumda bu bedeli ödediğini ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalı defterinde gözüken 71.459,16 TL nakdi ödeme kaydının davacı defterlerinde bulunmadığı, davalının bu bedeli ödediğini HMK.’nın 200 vd. maddelerince yazılı delil ya da yeminle ispatlayabileceği, yemin deliline dayanan davalının yemin teklifinin davacı şirket yetkilisince kabul edilerek kendi defterlerinde alacak gözüken 65.000,00 TL’nin davalı tarafından ödenmediğine ilişkin usulune uygun yemin eda edildiği, davacının defterlerinde kayıtlı ve takibe konu 78.575,40 TL tutarında 10 adet fatura bedelinden davacının defterlerinde kayıtlı 13.575,40 TL’nin nakden tahsilat düşüldüğünde kalan 65.000,00 TL alacaktan da takibe konu ancak davalı defterinde kayıtlı olmadığı için kapsamı davalıya teslim edildiği ispatlanamayan 3.042,36 TL’lik fatura bedelinin de mahsup edilerek bakiye 61.957,36 TL alacak yönünden davalının takibe itirazı haksız olup bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulu gerekirken mahkemece bu hususu gözden kaçırılarak 65.000,00 TL alacak üzerinden davanın kısmen kabulune karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, Alanya 1. İcra Müdürlüğünün 2017/7203 esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 61.957,64 TL alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
HMK’nın 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibariyle 72.070 TL’dir. Bölge Adliye Mahkemesince 61.957,64 TL alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup yukarıda anılan madde hükmüne göre bu tutarın temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.