YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5059
KARAR NO : 2021/2251
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, trafo merkezi yapımı için davalıya izin verilen sahanın arazi tahsis bedellerinin, Orman Genel Müdürlüğü ile davalı arasında imzalanan 04/04/2002 tarihli protokole ve yeni taahhüt senedine göre her yıl izin başlangıç tarihinde yatırılması gerektiğini, davalı tarafından 2002 yılı bedelinin son ödeme tarihinden sonra ödediğini, bu nedenle ödenmeyen fark bedelinin kaldığını, 2003 yılı içinse hiçbir ödeme yapılmadığını, bu nedenle 2002 yılı bedeli için 577,79 TL’nin 05/02/2004 tarihinden işleyecek yasal faiziyle; 2003 yılı bedeli olan 6.494,45 TL’nin ise 20/12/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle %18 KDV tutarı da dahil olmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 2003 yılına ait bedellerin …. Elektrik A.Ş. tarafından ödendiğini, geç ödemelerin sebebinin ise tamamen idareden kaynaklandığını, kurum uygulamalarından kaynaklı gecikmeden dolayı gecikme zammının alınmaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 18.426,75 TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine, 13. Hukuk Dairesi’nin 16/12/2015 tarihli, 2014/30212 E. ve 2015/36864 K. sayılı ilamı ile, davalının gerek yargılama sırasında gerek temyiz aşamasında, 2003 yılı orman izin bedellerinin Kepez Elektrik A.Ş. tarafından ödendiğini bildirerek buna ilişkin belgeler ibraz ettiğini, ödeme def’inin davanın her aşamasında ileri sürülebileceğini, bu nedenlerle ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılarak ibraz edilen ödeme belgelerinin de değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilerek dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan rapor doğrultusunda 2003 yılı izin bedeli ödeme tarihinin 20/12/2003 tarihi olduğu, davalı tarafından 20/09/2002 tarihinde, 2003 yılı izin bedeli için ödendiği iddia edilen 5.678,521.080 TL’nin 2002 yılı izin bedeli için yapılan ödeme olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, 9.000,24 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 121/3. maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu 104/son), temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceği açıkça düzenlenmiş olup ilgili hüküm emredici niteliktedir.
Somut olayda, alınan bilirkişi raporu neticesinde izin bedelinin 4.556,03 TL, işlemiş faiz ve faizin KDV’sinin ise 4.444,21 TL olduğu belirlenmiş; mahkemece işlemiş faiz de dahil edilerek 9.000,24 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece yalnızca asıl alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken “faize faiz işletilmesi yasağı” şeklinde ifade edilen emredici nitelikteki düzenlemeye aykırı hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün 1. bendindeki “Davanın kısmen kabulü ile; 9.000,24 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine” cümlesinin çıkarılarak yerine “Davanın kısmen kabulü ile; 4.556,03 asıl alacak ile 4.444,21 TL işlemiş faizin, asıl alacağa dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün davalı yararına düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.