YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5496
KARAR NO : 2021/5497
KARAR TARİHİ : 22.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 660 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
1- Sanık hakkında müştekiye karşı eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı, İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30.01.2014 tarih, 2013/205 Esas ve 2014/26 Karar sayılı ilamı ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.12.2015 tarih, 2015/639 Esas ve 2015/723 Karar sayılı ilamı ile hükmün açıklandığı, ancak önceki dosyada bulunan ve hükme esas alınan soruşturma evraklarının dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmış olup, eksik olan evrakların aslının veya onaylı suretlerinin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak 5271 sayılı CMK’nın 169. maddesine aykırı davranılması,
2- Anayasa’nın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış haklarının korunmasına, 22/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.