Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1894 E. 2021/2776 K. 23.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1894
KARAR NO : 2021/2776
KARAR TARİHİ : 23.03.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.03.2019 tarih ve 2019/78 E. – 2019/243 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 06.03.2020 tarih ve 2019/1083 E. – 2020/277 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin… 8. Noterliği’nin 13.11.2017 tarih ve 15573 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile dava dışı …’ya vekaleten, Zirve Taahüt Tarım Hayvancılık Gıda inşaat Turizm Nakliyat Petrol Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketteki hisselerinin tamamını (750 pay), 11.01.2019 tarihinde … 3. Noterliği’nin 11.01.2019 tarih ve 01902 yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi ile …’e devrettiğini, devre ilişkin genel kurul kararının ve pay defterinin tescil işlemleri için davalı … Sicil Müdürlüğü’ne 16.01.2019 tarihinde başvurduğunu, davalı kurumca 23.01.2019 tarihinde tescil talebinin reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sicil müdürlüğünce tescil hususunda Ticaret Bakanlığı’ndan görüş sorulduğunu ve olumlu görüş bildirilmesine rağmen talebin haksız yere reddedildiğini iddia ederek TTK’nın 34. maddesi uyarınca tescil talebinin reddine ilişkin kararın iptaline ve tescil işleminin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; aynı gün, aynı kişiler arasında düzenlenen vekaletnamelerin birinin azilname nedeniyle geçerli olmadığını, bu nedenle diğer vekaletnamenin de kuşkulu bulunduğunu, evrakın tescile elverişli olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Borçlar Kanunu’nun temsil ve vekalet akdini düzenleyen hükümleri, özellikle vekalet sözleşmesinin büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayandığı, vekilin borçlarının çoğunun bu güven unsurundan ve onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğduğu, benzer yönlü vekaletnamelerden daha sonraki bir tarih olan 18/01/2019 tarihli 00994 numaralı azilname ile vekilin azledildiği, Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün azil tarihinden sonraki bir tarihli vekaletname ibrazını istemekle kabule göre haklı olduğu, aksi durumun sorumluluk doğuracak nitelikte olduğu ve usule uygun, geçerli olarak vekil olduğuna ilişkin belgeyi sunması gerektiği, ticaret sicil müdürlüğünün kararı yerinde görüldüğü gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda limited şirketlerde hisse devrinin ve tescilinin belli koşullara bağlandığı, bu şartların somut talepte yerine getirilmediği, azilnameden sonra yeni tarihli vekaletname sunulmadığı, tescil başvurusunda eksik evrak bulunduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 
Dava; 6102 sayılı TTK’nın 34. maddesi kapsamında şirket hisse devrine ilişkin şirket kurul kararının ve ortağın kabul edildiğine dair pay defterinin tescili isteminin reddine dair Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir.
Mahkemece, Borçlar Kanunu’nun temsil ve vekalet akdini düzenleyen hükümlerine göre ilgilinin usule uygun, geçerli olarak vekil olduğuna ilişkin belgeyi sunması gerektiği halde sıhhati şüpheli vekaletname ile talebinin reddine ilişkin ticaret sicil müdürlüğü kararının yerinde görüldüğü gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1/b/2. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm kurularak, azilnameden sonra yeni tarihli vekaletname sunulmadığı, tescil başvurusunda eksik evrak bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin davanın reddine dair kararı sonuç itibariyle doğru ise de; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 28. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22. maddesi düzenlemelerine göre limited şirketlerde sermaye paylarının geçişine ilişkin tescil başvurusunda bulunacak ilgililerden olmayan davacının sıfat yokluğu nedeniyle talebinin reddedilmesi gerekirken yukarıda anılan gerekçe ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın gerekçesinin aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddi şeklinde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/4. maddesi uyarınca açıklanan şekilde düzeltilen gerekçeyle ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/03/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.