YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11086
KARAR NO : 2021/3308
KARAR TARİHİ : 24.02.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin karar yerinde değerlendirilmesi infaz aşamasında mümkün görülmüştür.
Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nin, sanık … hakkında 765 sayılı TCK’nın 497/1, 31.33.40 maddeleri uyarınca 15 yıl ağır hapis cezasına mahkumiyetine dair 15.09.1992 gün 1992/9-80 sayılı kararının, sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 27.01.1993 gün ve 1993/310-321 sayılı ilamıyla kararın bozulduğu, bozma üzerine dosyayı yeniden ele alan Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.1993 gün ve 1993/27-24 sayılı ilamıyla sanık hakkında bu kez de 765 sayılı TCK’nın 497/1,522, 31.33.40 maddeleri uyarınca 17 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkumiyetine ilişkin kararın sanık savunmanı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6.Ceza Dairesi’nin 02.07.1993 gün ve 1993/5196-6041 sayılı ilamıyla kararın onanarak kesinleştiği, ardından 5237 sayılı TCK’nın 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte Cumhuriyet Savcılığınca hükümlü lehine olan kanunun belirlenerek buna göre hüküm kurulması için talepte bulunulması üzerine, anılan mahkemece 23.09.2005 gün 1993/27-24 sayılı ek karar ile duruşma açılmaksızın uyarlama kararı verildiği,
5237 sayılı Yasa uyarınca duruşma açılarak ve/veya açılmadan dosya üzerinden verilen bütün uyarlama kararlarına yönelik yasa yolunun temyiz yasa yolu olduğu, yapılan itirazları inceleme yetkisinin de Yargıtay’ın ilgili Ceza Dairesine ait bulunduğu ve yasa yolundaki yanılmanın da bu hakkı kaldırmayacağı gözetilerek, 23.09.2005 tarihli uyarlama kararından sonra yapılan tüm işlemlerin hukuken yok hükmünde olduğu, hükümlü …’ın 09.10.2020-02.11.2020 tarihlerinde verdiği dilekçelerin de temyiz itirazı niteliği taşıdığı kabul edilmekle, 23.09.2005 tarihinde verilen uyarlama kararına yönelik yapılan incelemede;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 22.04.1993 tarihli kesinleşmiş ilk hükümdeki ceza sürelerini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 24/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.