Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/7439 E. 2021/2163 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7439
KARAR NO : 2021/2163
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ : …BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit ve tazminata ilişkin asıl davada ve itirazın iptaline ilişkin birleşen davada yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; bölge adliye mahkemesinin ek kararı ile bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz sınırı 2018 yılı itibariyle 47.530,00.-TL olup, dava değeri ve hüküm altına alınan miktar 32.333,86.-TL olarak gösterilmesi ve kararının HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunması nedeniyle temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısının 15/03/2018 tarihli temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca reddine yönelik verilen ek karar davacı birleşen davalı vekilinin süresi içinde temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı …’in avukatı olarak geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile bir kısım dosyalarda vekilliğini yaptığını, dava sonucu Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/430 Esas sayılı dosyasında mahkeme ilamını alarak tazminatların tahsili amacı ile Mersin 7. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2524 Esas sayılı icra dosyası ile 159.970,77 TL’lik icra takibi başlattığını, söz konusu dosyada 12/04/2011 tarihinde 21.335,66 TL, 18/04/2011 tarihinde 39.306,16 TL, 13/05/2011 tarihinde 2.274,20 TL olmak üzere toplam 63.416,02 TL para tahsil ettiğini, tahsil ettiği bu parayı avukatlık ücretleri ile masraflarına karşılık olarak uhtesinde tuttuğunu, davalı …’e de bilgi verdiğini, bugün itibariyle geriye kalan 139.401,63 TL’nin tahsili için uğraşmaya devam ettiğini, paranın tahsilinden yaklaşık 10-11 ay geçtikten sonra davalı …’in bürosuna gelerek 10.000,00 TL ödeme istediğini, tahsil ettiği paranın avukatlık ücreti ve masrafların karşılığı olduğunu söylediğini, 05/07/2012 tarihinde vekillikten azledildiğine dair azilname gönderdiğini, hakkında Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/150 Esas sayılı dosyasında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullandığı iddiası ile hakkında dava açıldığını belirterek davalıya 34.891,16-TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL vekalet alacağının tahsiline, 100,00-TL zararının tazminine ve kötüniyetli davalının %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı; davanın reddine karar verilmesini dilemiş; birleşen dava dosyası ile Davalı … aleyhine Mersin 8. İcra Müdürlüğü’nün 2014/6773 Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibinde bulunduğunu, davalının 24/07/2014 tarihinde takibe ve borca itiraz etmesi nedeni ile takibin durduğunu, itirazın yerinde olmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve lehine %20’den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
İlk derece mahkemecesince, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacının 32.333,86-TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dosya yönünden, davanın kısmen kabulü ile, Mersin 8. İcra Müdürlüğünün 2014/6773 Esas, sayılı dosyaya yönelik itirazın kısmen iptaliyle, takibin 2.557,30-TL asıl alacak ve 740,97-TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK’nun 353/1.a-3 maddesi uyarınca Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/05/2017 tarih ve 2013/471 Esas 2017/429 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine, karar verilmiş, karar davacı-birleşen davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ek kararı ile; kararın miktar yönünden kesin olarak verildiği gerekçesi ile, davacı-birleşen davalı tarafın temyiz talebinin HMK’nun 362/1-a maddesi uyarınca reddine, karar verilmiş, ek karar davacı-birleşen davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi ek kararında yazılı gerekçelere göre, davacı birleşen davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-3 ve 362/1-c maddeleri uyarınca; ilk derece mahkemelerince verilen görevsizlik kararları hakkında istinaf incelemesi sonucunda verilen bölge adliye mahkemesi kararları kesindir.
İstinaf incelemesi sonucunda verilen karar hakkında, bölge adliye mahkemesince temyiz yoluna başvurulamayacağı saptanmış olmakla birlikte; hükmün HMK m.362/1-c maddesi uyarınca kesin olduğundan bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın miktarı itibariyle kesin olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de; sonucu itibariyle doğru olan redde ilişkin hüküm yönünden yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, gerekçenin düzeltilerek onanması HUMK 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı birleşen davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle Mahkemenin 20.03.2018 tarihli ek kararının gerekçe ve hüküm kısmında yer alan “…Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı temyiz sınırı 2018 yılı itibariyle 47.530,00.-TL olup, dava değeri ve hüküm altına alınan miktar 32.333,86.-TL olarak gösterilmesi ve Dairemiz kararının HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunması nedeniyle temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısı … vekili Av….’in 15/03/2018 tarihli temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca REDDİNE. … ” ifadesi gerekçe ve hüküm kısmından çıkartılarak yerine ” … görevsizlik kararlarının HMK m.362/1-c maddesi uyarınca kesin olduğundan bahisle temyiz dilekçesinin reddine…” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün gerekçesinin düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.