Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/22871 E. 2021/14173 K. 18.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22871
KARAR NO : 2021/14173
KARAR TARİHİ : 18.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın yokluğunda verilen kararın tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, bilinen en son adrese yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın duruşmada bildirdiği en son adresinden farklı olan Mernis adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre 30/05/2014 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu, daha sonra sanığın duruşmada bildirdiği en son adresine çıkartılan tebligatın 21/07/2014 tarihinde iade edilmesi üzerine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, sanığın Mernis adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğe çıkarılması gerekirken, aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmasının usulsüz olduğu ve kararın yöntemince sanığı tebliğ edilmediği anlaşılmakla, sanığın eski hale getirme isteği yerinde görüldüğünden öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK’nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz evresinde resen uygulanabileceği,
Anlaşıldığından, sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.