YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14686
KARAR NO : 2021/15533
KARAR TARİHİ : 25.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla, seçenek hareketli ve amaçlı bir fiil olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandıran suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
İncelemeye konu olayda, sanık üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği ve polis memurlarına karşı sanığın nasıl direndiği, denetime uygun şekilde kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin, bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Sanığın katılana ait olan ve aynı zamanda kız arkadaşının da ikamet ettiği evin önünden üst üste birkaç kez araç ile geçtiği ve bağırarak kız arkadaşının adını söylediği şeklinde kabul edilen somut olayda; sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi,olay esnasında sanığın aracında bulunan tanıklar … ve …’ın sanık anlatımını desteklemesi, katılan … ve tanık … ile aynı ikamette bulunan …’ün iddianame konu eylemlere şahit olmadığına dair beyanda bulunması, katılan … ve katılanın oğlu tanık …’ün anlatımlarının ise birbirlerini desteklemesi karşısında; dosyadaki mevcut ifadeler arasında oluşan çelişki giderilmeden giderilemediği takdirde yöntemince irdelenip hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılmadan ve suçun yasal unsurlarının ne şekilde oluştuğu belirtilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanığın hakaret eylemini aleni olan sokak üzerinde gerçekleştirmesine rağmen, TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
4- Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağının hüküm altına alındığı, somut olayda kamu görevlisine karşı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun mağdurlarının farklı kişi olması karşısında, CMK’nın 253 ve devamı maddeleri uyarınca, katılan …’e karşı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre;
1- TCK’nın 3. maddesinde açıklanan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki “orantılılık” ilkesine uyulmadan ve somut olayın özellikleri gözetilip değerlendirilmeden, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütlerin soyut olarak yazılması suretiyle orantısız şekilde ; kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda kurulan hükümde temel hapis cezasının üst sınırdan, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde ise alt sınırdan fazla uzaklaşılarak ceza tayini,
2- Hakaret suçunda;somut olaya ilişkin mağdur sayısının iki olması gözetildiğinde, TCK’nın 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesine uyulmadan TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen arttırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
3- Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye karşı işlemesine rağmen, TCK’nın 43/2. maddesi uygulanmaması
Kanuna aykırı, sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamaye kısmen aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 25/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.