Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4535 E. 2021/4134 K. 27.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4535
KARAR NO : 2021/4134
KARAR TARİHİ : 27.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.07.2019 tarih ve 2017/1449 E. – 2019/728 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.04.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. …ı ile davalı vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taşıma şirketi olan davalının müvekkilinden taşımacılık hizmeti satın aldığını, verilen hizmet karşılığı 22.08.2010 tarih 38.727,60 TL, 26.08.2010 tarih 47.086,72 TL ve 29.08.2010 tarih 10.231,78 TL bedelli faturaların düzenlenerek davalı tarafa gönderildiğini, davalının bu faturalara konu bedelleri ödememesi üzerine icra takibi başlattıklarını, ancak davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum olmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının düzenlediği faturalar uyarınca kötü niyetle takip başlattığını oysa müvekkili tarafından düzenlenip davacıya tebliğ edilen faturalar gereği davacının müvekkiline borcu bulunup bu borç bedellerinin mahsup edilmediğini, 30.11.2010 tarihi itibari ile müvekkili tarafından davacıya 43.459,92 TL ödeme yapılmakla hiçbir borcun kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında taşıma ilişkisinden kaynaklı bir ticari ilişki olduğu, davacının alacağını dayandırdığı üç faturanın da davalı şirket kayıtlarında mevcut olduğu, davacı şirket kayıtlarında takip tarihi itibari ile davalıdan olan alacağın 96.063,27 TL olarak kayıtlı bulunduğu, davalı tarafa ait kayıtlarda ise bu tutarın 72.309,27 TL olarak görüldüğü, bunun nedeninin davalı taraf ödemesi olarak davalı kayıtlarında yer alan 05.08.2010 tarih 2.250,00 TL bedelli ve 27.08.2010 tarih 500,00.- TL bedelli ödemeler ile davalı tarafça düzenlenen 30.09.2010 tarih 085747 seri nolu 21.004,00 TL bedelli faturadan kaynaklı olduğu, ödemeler ile faturanın davacı şirket kayıtlarında yer almadığı, davacının ödemeleri kabul etmediği ancak sunulan ödeme makbuzları ile davacı tarafça düzenlenen mail içeriklerinin 2.250,00 TL toplam tutarlı ödemeyi karşılıklı olarak doğruladığı, davalının davacıya bu tutarda ödeme yaptığının kabulü gerektiği, davacı taraf defterlerinde kayıtlı olmayan 500,00.- TL’lik ödemenin ise yine davacı tarafça düzenlenen mailler ile desteklenmediği, bu hususta teklif edilen yemin sonucu da davacı şirket yetkilisinin söz konusu ödemeyi almadıklarını beyan ettiği, davalı taraf savunmasına esas fatura konusu teşkil eden hasarın varlığının davalı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davalının mahsup define itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.760,81 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.