Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/24548 E. 2021/9229 K. 27.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/24548
KARAR NO : 2021/9229
KARAR TARİHİ : 27.04.2021

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, hükümlü veya tutukluların ayaklanması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hükümlü veya tutuklunun ayaklanması suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesine göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, aynı Kanun maddesinin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından suça sürüklenen çocuk müdafii’nin temyiz dilekçesi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar yönünden itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için hükmün incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün, suça sürüklenen çocuklar …, … hakkında mala zarar verme ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kurulan hükümlerin, suça sürüklenen çocuklar … hakkında hükümlü veya tutuklunun ayaklanması suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
a-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’un eylemine uyan TCK’nun 296/1 ve 31/2. maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66/1-d, 66/2. maddelerine göre hesaplanan 4 yıllık olağan zamanaşımının, yerel mahkemenin hüküm tarihi olan 18/11/2014 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
b-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’ın eylemlerine uyan TCK’nun 152/1-a, 296/1 ve 31/2. maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66/1-d, 66/2. maddelerine göre hesaplanan 4 yıllık olağan zamanaşımının, yerel mahkemenin hüküm tarihi olan 18/11/2014 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
c-Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’ın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nun 152/1-a ve 31/3. maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, yerel mahkemenin hüküm tarihi olan 18/11/2014 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
d-Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’in eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nun 296/1, 152/1-a ve 31/3. maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, yerel mahkemenin hüküm tarihi olan 18/11/2014 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar …, …, …, … müdafiileri’nin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
3-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
a-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/04/2018 tarihli 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı ilamı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15/11/2018 tarihli 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı ilamı uyarınca da farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü/tutuklu olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu şeklindeki kararları uyarınca, başka suçtan …’nda hükümlü olan ve duruşmalardan bağışık tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan suça sürüklenen çocuğun kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 196. maddesine aykırı davranılması,
b-Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/2. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, zorunlu olduğu halde suç tarihi itibarıyla sosyal inceleme raporu aldırılmadan, somut dosyaya ait olmayan farklı suç tarihine ilişkin bir sosyal inceleme raporunun dosya içerisine alınması ile yetinilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii’nin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 27.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.