Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2018/3395 E. 2021/14001 K. 17.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3395
KARAR NO : 2021/14001
KARAR TARİHİ : 17.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık …’ın aşamalarda, olay tarihinde özel halk otobüsüne bindikten sonra, diğer sanıklar … ve … ile karşılaştıkları, aralarındaki önceye dayalı husumet nedeniyle sanıkların kendisini görünce yanına gelip yaraladıklarına dair ifadesinin, tarafları daha önce tanımadığını belirten ve aynı otobüste yolcu olarak bulunan tanık … tarafından da doğrulaması karşısında; olayı başlatan tarafın sanıklar … ve … olduğu anlaşıldığı halde, haklarında TCK’nın 29.maddesi gereğince indirim yapılarak az ceza tayini,
2- Sanıklar …, … ve … savunmalarında önce karşı tarafın da kendisine hakaret ettiğini iddia etmeleri, sanık … hakkında hakaret suçundan açılan bir kamu davası bulunmaması ve tanık …’ın yalnızca sanıklar … ve …’in hakaretini doğrulaması, sanık …’ın hakaretinden bahsetmemesi karşısında, sanıklar hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı yerine ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
3- Sanıklar … ve …’in, otobüsten inerken …’a karşı “bu iş burda bitmez, seninle görüşeceğiz” şeklinde tehdit ettiklerini doğrulayan ve soruşturma aşamasında Bilal’in sanıklara karşı kendisini koruduğunu belirten tanık …’ın beyanına “mağdur …’ın sanıklara karşı herhangi bir eylemde bulunmadığını belirtmiş olmasına rağmen … ve …’da darp ve cebir izine rastlandığının tespit edilmesi nedeniyle, tanığın beyanının dosya ile uyumlu olmadığı” şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle, tanığın beyanlarının hükme esas alınmayarak, ani gelişen olayda sanıkların eylemlerinin, TCK’nın 106/1-son maddesindeki sair tehdit suçu kapsamında kalıp kalmadığının tartışılmaması,
4- Özel halk otobüsünde giderken aynı otobüste bulunan sanıklar … ve …’in kendisine kemerle ve yumrukla saldırmaları üzerine yaralama eylemleri gerçekleştiren sanık … hakkında, TCK’nın 25.maddesi uyarınca meşru savunma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartuşılmaması,
5-Yaralama suçlarından hükmolunan hapis cezalarının kanuni sonucu olarak uygulanan TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
6- (3) nolu bozma uyarınca tanık …’ın beyanlarına itibar edilerek, sanık … hakkında TCK’nın 106/1-son maddesi gereğince hüküm kurulması halinde, sair tehdit ve yaralama suçlarının CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırmaya tabi iken, birden fazla kişiyle birlikte tehdit suçunu işlendikleri iddia edildiğinden, CMK’nın 253/3 maddesi gereğince uzlaşma kapsamında kalmadıkları, bu nedenle soruşturma aşamasında yapılan uzlaştırma teklifinin de geçersiz olduğu, ancak yapılan yargılama neticesinde eylemin TCK’nın 106/1-son maddesi kapsamında sair tehdit suçu kapsamında kaldığının kabulü halinde, sair tehdit ve yaralama suçlarından uzlaşma hükümleri uygulanarak sanığın hukuki durumunun bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinde zorunluluk bulunması,
7- Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükümleri bakımından; 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanıklar … ve … ile katılan sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.