Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/7665 E. 2013/11993 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7665
KARAR NO : 2013/11993
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 09.05.2011 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı … 102 ada 38 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazına ulaşmak için kullandığı kadastrol yolu 102 ada 30 parsel sayılı taşınmaz maliki … ve 102 ada 46 parsel sayılı taşınmaz maliki …’nın parselleri içerisine dahil ederek kullanmak suretiyle yola elattıklarını öne sürerek elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacının temyizi üzerine Dairemizce; 07.12.2011 tarihli fen bilirkişi raporu ile 102 ada 30 ve 102 ada 46 parsel sayılı taşınmazlar arasından geçen kadastrol bir yolun mevcut olduğu, civardaki diğer taşınmaz malikleri gibi 102 ada 38 parsel sayılı taşınmaz malikinin de yoldan yararlanma hakkı bulunduğundan mahkemece çekişmeli yerde fiili bir yolun olmadığı ayrıca davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru bulunmadığı belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, kadastro paftasında görünmesine rağmen çekişme konusu yerde kadim ve önceden beri kullanılan ve fiilen de açılmış bir yol bulunmadığı, davalıların fiilen bulunmayan bir yola müdahalelerinin de olamayacağı gerekçeleriyle bu defa davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı … temyiz etmiştir.
Somut olayda; dosya içerisindeki kadastro paftası ve 07.12.2011 tarihli fen bilirkişi raporu ile ekindeki krokiye göre 102 ada 30 ve 102 ada 46 parsel sayılı taşınmazlar arasından geçen kadastrol bir yolun mevcut olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Bu yolun fiili olarak 102 ada 46 parsel sayılı taşınmaz malikince kullanılmakta olması çekişmeli alanda kadastrol yol olmadığını göstermez. Bu nedenle mahkemece 07.12.2011 tarihli fen bilirkişi raporu ile ekindeki krokiye göre (A) harfi ile gösterilen yere davalının haksız elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.