YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5495
KARAR NO : 2021/4093
KARAR TARİHİ : 08.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 21/04/2015-01/05/2015 yerine yalnız 01/05/2015 olarak yazılması mahallince düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
I-Sanık … hakkında mala zarar verme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararların 5271 sayılı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup temyizi olanaklı olmadığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik hırsızlık suçundan verilen kararlara ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Yasa’nın 142/2-h, 143 ve 62. maddelerinin tatbiki suretiyle sonuç cezanın 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine yazılı şekilde 5 yıl 15 ay olarak belirlenerek eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında katılan …’e yönelik mala zarar verme suçundan verilen karara ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Katılan … zararının karşılanmadığını belirttiğinden koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanmış olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken, zararın kovuşturma aşamasında karşılandığı kabul edilerek temel cezadan 1/2 oranında indirim yapıldığının anlaşılması karşısında sevk maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 168/1’nci maddesi olarak gösterilmesi mahallince düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre, sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
IV-Sanık … hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik mala zarar verme suçundan verilen karara ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdurların kovuşturma aşamasında verdiği ifadesinde zararının karşılandığı yönündeki beyanı karşısında, mağdurlardan zararının ne zaman karşılandığı sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-2’nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken bu husus sorulmadan TCK’nın 168/2. maddesi gereği uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye gerekçe yönünden aykırı olarak BOZULMASINA,
V- Sanık … hakkında 01/05/2015 tarihinde mağdurlar … ve …’a karşı işlediği hırsızlığa teşebbüs suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak sanıklar … ve … hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik 21/04/2015 ve 01/05/2015 tarihinde işledikleri hırsızlık suçundan verilen kararlara ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların mağdurlar … ve …’a karşı bir suç işleme kararı icrası kapsamında 21/04/2015 tarihinde hırsızlık ve 01/05/2015 tarihinde hırsızlığa teşebbüs fiillerini gerçekleştirdikleri halde mahkemece sanıklar hakkında 2 kez ayrı ayrı hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Adli emanet eşyası hakkında herhangi bir karar verilmemiş olması,
Kabule göre;
1-Sanıklar hakkında 21/04/2015 tarihindeki hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Yasanın 142/2-h, 143, 168/2 ve 62. maddelerinin tatbiki suretiyle sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine yazılı şekilde 2 yıl 13 ay 15 gün olarak belirlenerek eksik cezaya hükmedilmesi,
2-Sanıkların 21/04/2015 tarihinde işledikleri hırsızlık suçundan kurulan hükümde, mağdurların kovuşturma aşamasında verdiği ifadesinde zararının karşılandığı yönündeki beyanı karşısında, mağdurlardan zararının ne zaman karşılandığı sorularak sonucuna göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-2’nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken bu husus sorulmadan TCK’nın 168/2. maddesi gereği uygulama yapılması,
3-TCK’nın 168. maddesinin uygulanması için suçun tamamlanması gerektiği, sanıkların 01/05/2015 tarihinde işledikleri hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı sabit olduğu halde, haklarında TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
4-Sanık … savunmasında lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiği halde, sanık hakkında 01/05/2015 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK’nın 50. maddesinin uygulanıp uygulanmaması konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son. maddesi gereği ceza süresi yönünden sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına, 08/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.