YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/750
KARAR NO : 2021/788
KARAR TARİHİ : 24.02.2021
MAHKEMESİ : İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … tarafından, davalı … aleyhine 16/02/2016 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/03/2018 günlü karara karşı davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 20/11/2018 günlü Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi kararının Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı vekili; davalı sevk ve idaresinde bulunan aracın 10/12/2011 tarihinde davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının %53 maluliyetine neden olacak şekilde yaralandığını belirterek oluşan manevi zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; ceza dosyası kapsamı, kusur ve maluliyet durumuna ilişkin bilirkişi raporları benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı, taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi ( 6098 sayılı TBK 56) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda; davacının yaralanma derecesi, olay tarihi, olayın gelişim şekli ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı yararına ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Bölge adliye mahkemesince davacının başvurusunun esastan reddine dair karar kaldırılarak daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/02/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.