YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1774
KARAR NO : 2021/1670
KARAR TARİHİ : 24.02.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.04.2019 tarih ve 2018/196 E- 2019/213 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.01.2020 tarih ve 2019/745 E- 2020/49 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin ulusal ve uluslararası piyasada süt ve süt ürünleri ile peynir sektöründe “MURATBEY” markası ile tanınmış olduğunu, burgu peynir olarak piyasada tanıtılan peynirin tasarımını bularak dünyada ilk kez burgu şekliyle piyasaya sunduğunu, 2015/28257 sayılı “ŞEKİL” markasının da peynir şekli olarak müvekkili adına tescilli olduğunu, burgu peynirin Türkiye’nin en çok tercih edilen peynir çeşitlerinden olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin peyniri ile aynı sunum şekli, aynı kap ve su içinde aynı şekil markalı peyniri pazarladığını, ayrıca ambalaj üzerinde şekil markası görselini de kullandığını, davalının müvekkili peynirinin helezonik yapısını da aynen uygulayarak peyniri birebir taklit ettiğini, tüketici nazarında davalının peynirinin BURGU ismi ile işlem gördüğünü, bu ürünleri davalının … ve … isimleri altında taklit üretimlerini gerçekleştirdiğini, anılan ihlallerin Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/59 D. iş sayılı dosyasında tespit edildiğini, müvekkili adına tescilli 2015/28257 sayılı markaya konu peynir şeklinin orijinal bir ürün görseli niteliğinde olduğunu, ürünün bilinen/yaygın şekli olmayan ve ayırt ediciliği bulunan müvekkili markasının benzerinin tespite konu üründe kullanılmasının iltibasa yol açacağını ileri sürerek davalının müvekkiline ait 2015/28257 sayılı şekil markasına vaki tecavüzün tespitine, tecavüzün men ve ref’i ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının işbu davaya mesnet aldığı tescilli şekil markası ile müvekkilinin kullanmış olduğu şeklin farklı olduğunu, ambalaj kutusu üzerindeki davacı kullanımlarının “BURGU” ve “MURATBEY BURGU” şeklinde bulunduğunu, müvekkilinin kullanmış olduğu ambalajlar üzerinde ise “… BÜKME” ibaresinin yer aldığını, ambalajlar üzerinde yer alan peynir görsellerinin asli nitelikte markasal bir fonksiyon ifade etmediğini, müvekkili kullanımlarının marka, logo, şekli unsurlar ve bütünsel olarak davacının 2015/28257 sayılı şekil markası ile benzer olmadığını, kullanımlarının sadece peynir görselinden değil … BÜKME ve diğer pek çok şekil unsurundan oluştuğunu, tüm bu unsurların parçalara bölünerek değil de bir bütün olarak göz önünde bulundurulduğunda aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerlik arz etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu davalı eylemlerinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu, davalının, davacı adına tescilli ve fiilen de kullanılan şekil içeren markayla peynir ürünü sunulduğunu bilmemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacının 2015/28257 sayılı şekil markasına tecavüz ettiğinin tespitine, tecevüzün meni ve refine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davacı şirket adına tescilli markanın dört şeritten oluşan sarmal bir yapıdaki peynir şeklinden ibaret olduğu, davalının kullanımına konu ambalajın ise “… Bükme peynir” ibaresi ile bir yığın halindeki bükme peynir şekillerinden oluştuğu, ambalaj üzerinde ayrıca domates fotoğrafları ile ambalaj kapağına paralel iki adet sarı çizgiye yer verildiği, söz konusu ambalaj ile davacı adına tescilli üç boyutlu peynir şeklinden ibaret marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, davacı markasının zayıf ayırt edici niteliği gözetildiğinde davalının satışa konu ettiği ürünle davacı markası arasında da iltibas tehlikesinin bulunmadığı, aksinin kabulü halinde örgü şeklindeki tüm peynir türlerinin davacı markası ile iltibasa yol açacağı sonucuna varılacağı, böyle bir tekel hakkının ise davacıya tanınmasının doğru olmayacağı, 556 sayılı KHK’nın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekelinin kimseye bırakılamayacağı, davacının tescilli markasının koruma kapsamının dar olduğu ve davalı kullanımlarının davacı markası ile iltibasa yol açmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.