YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11801
KARAR NO : 2013/5155
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, erken tahliye edildiğinden bahisle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin faydalı masraf ve maddi ve manevi tazminat istemine gelince:
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalıya ait taşınmazı 1.8.2007 tarihinden 30.12.2011 tarihine kadar pide ve kebap salonu olarak kiraladığını, kiralama amacına uygun olarak kiralananı imar ve ihya ettiğini, yapmış olduğu işler için … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/9 D işler dosyasında tesbit yaptırdığını, kira bedelinin aylık 1.000 TL olarak kendisine ve ailesine elden ödediği halde, davalı taraf temerrüde düşürmek için kira parasını almadığı gerekçesiyle sürekli haksız ihtarlar gönderdiğini ve aldığı kira bedellerini de inkar ettiğini, müvekkilin yaptırdığı bahçe düzenlemesindeki parkeleri kullanılamaz hale getirdiğini, şikayet üzerine … 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/473 esasında davanın devam ettiğini, başlangıçta su ve elektrik aboneliğinin davalı üzerinde olduğunu, davalının bu abonelikleri iptal ettirmesi üzerine aboneliklerin davacı üzerine yapıldığını, davacının hiç bir elektrik ve su borcu bulunmamasına rağmen girişte bulunan şalteri indirmek suretiyle müdahalede bulunuduğunu buna ilişkin cumhuriyet başsavcılığındaki soruşturmanın devam ettiğini, davalının fiili tutum ve davranışları nedeniyle müşterilerine sağlıklı hizmet veremediğini.müşterilerin bu yeri tercih etmelerinden kaçındıklarını belirterek, binada yapılan faydalı ve kalıcı giderler için 33.000 TL davalı mal sahibinin işlem ve eylemleri sonucu doğan ve doğacak maddi tazminat bedeli 20.000 TL ile 30.000 TL manevi tazminat, 3.000 TL güvence parası ile 447 TL elektrik tesisat bedeli olmak üzere toplam 86.447 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise kiralananın davacıya ihya edilmiş şekliyle kiraya verildiğini, davacının bir önceki kiracının yaptırdığı şekliyle kiralananı devraldığını, sözleşmenin 12.maddesine göre tezyinat masraflarının istenemeyeceğinin karar altına alındığını, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, akdin feshine kendi hareketi ile sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen 1.8.2007 başlangıç tarihli ve 30.12.2011 bitiş tarihli sözleşme konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin hususi şartlarının 4.maddesinde “mal sahibinin haberi olmadan tadilat yapamaz” 14. md-“mal sahibi sözleşme tarihinden sonra elektrik, su, varsa doğalgaz ve telefon parasından sorumluluk kabul etmez” genel şartların 12.maddesinde: “kiracı kiralanan yerin içinde ve dışında yaptıracağı tezyinat masrafları kendisine ait olacak ve mukavele müddeti bittiğinde her türlü masraf için tazminat istemeye hakkı olmamak ve bu gayrımenkul inşaatının tamamı mal sahibinin olacaktır” hükmüne yer verilmiştir. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar.
Kira bedellerinin ödenmesi için davacı tarafından ihtar keşide edilmesi ve kiralanana davacının izni dışında yapılan imalatların eski hale getirilmesi için ihtar keşide etmesi davacı mal sahibinin yasal hakkıdır. Bu ihtarların keşide edilmesi kiralananın davalı tarafından kullanılmasına engel değildir.
Öte yandan, davalı tarafın yaptığı eylemlerden dolayı açılan ceza davalarında, davalı kiraya verenin beraat ettiği anlaşılmaktadır. Davacı 20.10.2009 tarihli ihtarname ile kiralananı hiç bir sebep göstermeden 20.10.2009 tarihinde tahliyle ettiğini bildirmiş ve anahtar 27.10.2009 tarihinde ihtirazi kayıtla davacı tarafından teslim alınmıştır. Davacı kiracı tarafından yapılan tadilatların pide ve kebap salonu olarak açacağı iş yeri için gerekli imalatlar olduğu, taşınmaza değer katan imalatlar olmadığı, bu sebeple davacı kiracının sözleşme hükümleri karşısında davalı mal sahibinden imalatlarla ilgili talepte bulunamayacağı 16.3.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtilmiştir. Yapılan imalatlar taşınmaza değer katan imalatlar olsa dahi sözleşmenin 12.maddesi gereğince davacı kiracının talep etme hakkı bulunmamaktadır.
Diğer yandan, sözleşmeye aykırı davranış manevi zarara yol açabilir. Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil ve fakat kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. TBK.nun 114. (BK 98) maddesinin ikinci fıkrasında “haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanır” tarzında yapılan yollamanın kapsamına manevi tazminat da girmektedir. Manevi tazminat talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle (borca aykırı bir davranışla) manevi zarar (kişilik haklarına vaki tecavüzden duyulan acı elem ve ızdırap) arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Davacının iddia ettiği olayların kişilik hakkını nasıl ihlal ettiği hususu kanıtlanamamıştır.
Bu nedenle, faydalı masraf ve maddi ve manevi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.