Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2018/11105 E. 2021/4569 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11105
KARAR NO : 2021/4569
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, iftira
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık … hakkında iftira suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan … vekili tarafından yapılan temyiz incelemesinde;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan katılan vekilinin,beraat kararının usule aykırı olduğuna,iftira suçunun yasal unsurlarının oluştuğuna,sanık hakkında ceza verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … ve … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik katılan … Güzey vekili tarafından sadece vekalet ücretiyle sınırlı olarak yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklar … ve sanık …’ın işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun tehlike suçu olması,korunan hukuki yararın niteliği itibariyle katılanın suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle, davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilmiş olması, hukuki değerden yoksun olup, vekalet ücreti yönünden de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceği cihetle katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayıla Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3-Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından yapılan temyiz talebine hasren yapılan incelemesinde;
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.