YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/192
KARAR NO : 2021/3223
KARAR TARİHİ : 01.04.2021
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.07.2016 gün ve 2015/112 – 2016/248 sayılı kararı onayan Daire’nin 09/10/2019 gün ve 2018/4824 – 2019/6377 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “SETRMS” ibareli 7, 8, 9, 11 ve 21. sınıftaki ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2013/36495 sayılı başvuruya davalı şirketin “SETRE” ibareli ticaret unvanı ile “SETRMS ST+şekil” ibareli 5, 24, 25, 27 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2003/27811sayılı, “SETREMS SPORTS+şekil” ibareli 5 ve 25. sınıf ürünleri içeren 2005/53579 sayılı, “SETRMS+şekil” ibareli 35. sınıf hizmetleri içeren 2011/88582 sayılı, “SETRMS ST+şekil” ibareli 3, 14 ve 18. sınıf ürünleri içeren 2013/33139 sayılı, “SETREMS+şekil” ibareli 3, 14, 18, 24 ve 26. sınıf ürünleri içeren 2013/33214 sayılı markalarına dayanarak itiraz ettiğini, itirazın nihai olarak YİDK tarafından kısmen kabul ederek başvurunun 7, 8, 9 ve 21. sınıftaki bir kısım ürünler bakımından reddedildiğini, oysaki başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markaların bütünsel olarak görsel, sescil, biçimsel ve anlamsal olarak benzer olmadığını, farklı sınıflarda tescilli olduklarını, mal ve hizmet kapsamlarının farklı olduğunu ileri sürerek 2014/M-16800 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, redde mesnet markalar ile başvuru konusu işaretin aynı anlama geldikleri, son eklerin farklılık yaratmaya elverişli olmadığı, taraf markaları kapsamlarındaki ürün ve hizmetlerin ilişkili bulunduğu, ortalama tüketicilerin iki markayı ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu, davalı markasının giyim ve tekstil ürünleri bakımından sektöründe tanınmışlık vasfı kazandığı, davalı ile kısmen de aynı sektörde faaliyette bulunan davacı başvurusunun iyi niyetli bir girişim olmadığı, davacı markasına zarar verme, onun tanınmışlığından yararlanma amaçlı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 01.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.