Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/32948 E. 2021/1752 K. 09.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32948
KARAR NO : 2021/1752
KARAR TARİHİ : 09.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından yapılan yargılama sonucunda, Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2012 tarihli, 2011/633 E., 2012/120 K. sayılı kararı ile, TCK’nın 142/1-b, 143, 62/1, 53/1. maddelerine göre 1 yıl 10 ay hapis, TCK’nın 116/4, 119/1-c, 62/1, 53/1. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis, 151/1, 152/2-a, 62/1, 53/1, 63. maddelerine göre 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30/04/2014 tarihli 2013/22033 E., 2014/11478 K. sayılı ilamıyla kararın onandığı, hükümlü … tarafından verilen 05/11/2020 tarihli dilekçe ile karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine, Dairemizin Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2012 tarihli, 2011/633 E., 2012/120 K.sayılı kararının onanmasına dair 30/04/2014 tarihli 2013/22033 E., 2014/11478 K. sayılı kararının sanık … lehine bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/12/2020 gün KD/2020/100239 sayılı karar düzeltme talebi üzerine 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya Dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;
Katılanın evine 01/10/2010 tarihinde yatak odası kapısı zorlanmak suretiyle girilerek, oturma odasında bulunan çekyatın içerisindeki sandıktan bir süre önce düğünü olan katılana ait altın ve paranın çalındığı, evde parmak izine rastlanmadığı, evin karıştırılmaması nedeniyle altınların yerini bilen birinin olayı gerçekleştirmiş olabileceği ihtimalini değerlendiren kolluğun, katılanın amcasının oğlu olan suça sürüklenen çocuk …’ün bilgisine başvurduğunda, suça sürüklenen çocuğun, sanık …’nün katılanın evine girmek için kendisinden yardım istediğini, sanıktan korktuğu için yardım etmek zorunda kaldığını, suç anında katılanın aynı binada oturan babasının evinde olduğunu, sanığın saat 20.00 sıralarında kendisine SMS göndererek nerede olduğunu sorması üzerine amcasında olduğunu, evin boş olduğuna dair sanığa mesaj gönderdiğini, sanığın da kendisine eve gireceğini yukarıya birinin çıkması durumunda kendisine mesaj atmasını istediğini, bundan bir saat kadar sonra katılanın eve çıktığında hırsızlık olduğunu gördüğünü, sanığın cep telefonu numarasını ve bu mesajları sildiğini söylediği, sanığın ise suçu kabul etmeyerek, uyuşturucu kullanan suça sürüklenen çocuğun kardeşi ile arkadaşlık etmesini istememesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğu dövdüğünü, bu nedenle kendisine husumet beslediği için üzerine suç attığını, olay tarihinde İstanbul’da olabileceğini, suça sürüklenen çocuk ile aralarında mesajlaşmanın geçmediğini söylediği, mahkemece suça sürüklenen çocuğun kullandığı 05448902431 numaralı telefona ait iletişimin tespiti kayıtlarının TİB’den istenildiği ancak herhangi bir kayda rastlanmadığına dair gelen cevabi yazıdaki kaydın, suça sürüklenen çocuğun kullandığı bu numaradan farklı olarak 05445902431 numaralı hatta ait olduğu, suça sürüklenen çocuğa ait 05448902431 numaralı telefona ait bir inceleme yapılmadığı, sanığın ise soruşturma aşamasında 05365890563 numaralı hattı kullandığını belirttiği ancak TİB tarafından HTS ve baz istasyonu bilgileri incelenerek herhangi bir kaydın bulunmadığına dair bilgi verilen hattın 05396812330 numaralı hat olduğu olduğu, sanığa ait olan 05365890563 numaralı hatta ilişkin bir inceleme yapılmadığı, sanığın savunmasında suç tarihinde çalıştığını belirttiği iş yeri tarafından, sanığın 12/07/2010-23/12/2010 tarihleri arasında İstanbul’da bulunan şirkette çalışmakta olduğunun bildirildiği, sanığın mahkemeye ibraz ettiği ve 01/10/2020, 03/10/2010 ve 20/09/2010 tarihlerinde tanzim olunmuş ve imzasını taşıyan iş teslim formu belgelerinin, mahkemece fotokopi niteliğinde olup herhangi bir resmiyetinin bulunmadığı, sonradan tanzim edilmesinin mümkün olduğu gerekçesi ile sanığın lehine değerlendirilmediğinin anlaşılmış olması karşısında, katılana ait evde herhangi bir delile ve parmak izine rastlanılmadığı, sanığın aşamalarda atılı suçları kabul etmediği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun kullandığı 05448902431 ve sanık tarafından kullanılmakta olan 05365890563 numaralı hatlara ilişkin HTS raporları ve baz istasyonu bilgilerinin ve sanığın ibraz ettiği belgelerinin aslı veya onaylı suretleri ilgili firmadan getirtilerek doğruluğu araştırılmadan ve suç tarihinde çalıştığı firma yetkilisi de gerektiğinde dinlenilerek sanığın suç tarih ve saatinde fiilen İstanbul’da bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması nedeniyle; hükmün bozulması yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
Sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik Dairemizin 30/04/2014 tarihli 2013/22033 E., 2014/11478 K. sayılı onama kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;

TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Tüm dosya içeriğine göre sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmediği, suç tarihinde İstanbul’da olabileceğini ve sanık ile aralarında telefonla hiçbir şekilde görüşme geçmediğini beyan etmesi karşısında; suça sürüklenen çocuğun kullandığı 05365890563 numaralı telefon ile sanığın kullandığı 05365890563 numaralı telefonlara ait HTS kayıtlarının, suça sürüklenen çocuğun olaydan bir süre sonra İstanbul’a gittiğinde sanığın kendisine 100 TL daha verdiğini iddia etmesi karşısında, suç tarihinden 1 ay öncesi ve 1 ay sonrasını kapsar şekilde (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu vs) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek, sanığın kullandığı hattın suç tarihinde hangi ilde bulunan baz istasyonundan sinyal aldığının belirlenmesi, bu şekilde sanığın, suça sürüklenen çocuk ile olan ilişkisinin de araştırılması, 01/10/2020, 03/10/2010 ve 20/09/2010 tarihlerinde tanzim olunmuş ve sanığın imzasını taşıyan iş teslim formu belgelerinin asılları veya onaylı suretleri ilgili firmadan getirtilerek, gerektiğinde firma yetkilisi de dinlenilmek suretiyle sanığın suç tarih ve saatinde fiilen İstanbul’da bulunan iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususlarının araştırılması suretiyle ulaşılacak deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve kovuşturma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.