Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5076 E. 2021/3457 K. 08.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5076
KARAR NO : 2021/3457
KARAR TARİHİ : 08.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.02.2018 gün ve 2013/325 – 2018/125 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.12.2019 gün ve 2018/2045 -2019/5373 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların mirasçısı …’a ait taşınmaz üzerine davalı banka lehine ipotek tesis edilmiş olduğunu, murisin o tarihlerde 68 yaşında ve felçli durumda olmasına rağmen raporunun istenmediğini, ipotek tesisi işlemini vekaleten yapan dava dışı …’ın murisle bir ilişkisinin bulunmadığını, murisin bu kişiye vekaletname vermesinin mümkün olmadığını, bu tarihten sonra murisle düzenlenen kredi sözleşmelerinin de muris tarafından imzalanmadığını, 03.10.2005 tarihli kredi sözleşmesindeki imzanın sahte olduğunu, murisin ölümünden geriye 10 yıllık dönemde akıl sağlığının yerinde olmadığını, 14.07.2004 tarihli kredi sözleşmesinin de murise vekaleten oğlu … tarafından imzalandığını, kredilerin asıl borçlusu olan Koçlar Turistik İşl. İhr. San. ve Tic. A.Ş.’nin münfesih duruma düştüğünü, davalının ipotekli takibi Antalya 1. İcra Müdürlüğü’ nün 2008/15935 esas sayılı takip dosyasından yaptığını iddia ederek ipoteğin hükümsüz olduğunun, davalı bankanın alacağının olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların taşınmazın eski maliki …’un mirasçıları olduklarını, söz konusu taşınmazın 31.12.2007 tarihinde dava dışı Koçlar Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd Şti.’ne ipotekle yükümlü olarak satıldığını, davacıların dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın aktif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davanın esası bakımından haklı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nce onanmasına karar verilmiştir.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 08.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.