Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/1335 E. 2021/6536 K. 01.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1335
KARAR NO : 2021/6536
KARAR TARİHİ : 01.04.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;
1-Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere karşı yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar … ve … müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere karşı yapılan temyiz itirazının incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar … ve … ile müdafiilerinin temyiz isteminin suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanmamasına, delillerin eksik toplandığına, katılan vekilinin temyiz isteminin ise indirim sebeplerinin uygulanmasına, adli emanete ve suç duyurusuna yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar … ve …’in katılan …’ı termal tesislerde katılana ait devremülkte zorla alıkoyup banka hesabında ve üstünde bulunan para ve eşyasını yağmalamaları şeklinde gerçekleşen olayda, yağma suçunu fikir ve işbirliği içerisinde birlikte gerçekleştiren sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149. maddesi uyarınca kurulan temel ceza ve aynı kanunun 62. maddesinin uygulanma gerekçesinin yasal ve yeterli olduğu, yine verilen ceza miktarlarına göre de sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50, 51 ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddelerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, bu itibarla sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar ve müdafiileri ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 01.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.