YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4922
KARAR NO : 2021/2503
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.11.2017 gün ve 2017/789 E. – 2017/750 K. sayılı kararı bozan Daire’nin 03.04.2019 gün ve 2018/328 E. – 2019/2593 K. sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, davacı şirkette 23.01.2007-23.10.2007 tarihleri arasında icra işleri ile görevli müdürlük yaptığını, şirkete ait otelleri idare ettiğini, davacı şirket adına 3. şahıslarla kira sözleşmeleri ve ticari nitelikte alım-satım sözleşmeleri yaptığını, davalının yetki ve görevi kötüye kullanarak zimmetine para geçirdiğini, Alanya Bera Otel’de bulunan SPA merkezini dava dışı … isimli şahsa kiraya verdiğini, kira sözleşmesini şirket kayıtlarına intikal ettirmediğini, kiracı tarafından kendisine ödenen 93.500 Euro’yu zimmetine geçirdiğini, Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/963 sayılı dosyasından yapılan yargılamada davalının mahkumiyetine karar verildiğini, dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğunu, davalının ceza mahkemesindeki yargılamada 93.500 Euro’yu tahsil ettiğini ikrar ettiğini ve bu bedeli şirket kasasına intikal ettirdiğini savunduğunu, davalının zimmetinde bulunan 93.500 Euro’nun 10.000 Euro’luk bölümü için Konya 3. İş Mahkemesi’nin 2009/539 sayılı dosyasından dava açıldığını ileri sürerek davalının zimmetinde kalan 83.500 Euro’nun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinafa başvurulması üzerine istinaf mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş; davalı vekilinin temyizi üzerine, somut uyuşmazlıkta yasa yolunun istinaf olmayıp temyize tabi olduğu gerekçesiyle istinaf mahkemesi kararı kaldırılmış, davalı vekilinin temyiz itirazları incelenerek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde davalı tarafça sunulan ödemeye ilişkin tutanaklara itibar edilip edilmeyeceğinin değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.