Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/11631 E. 2021/1373 K. 17.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11631
KARAR NO : 2021/1373
KARAR TARİHİ : 17.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, … ili, … ilçesi, … mahallesi 1732 parselde kayıtlı 6750 m2’lik şeftali bahçesinin vekil edenine ait olduğunu, anılan parselin bitişiğindeki 1733 parsel sayılı taşınmazın da davalıların murisi … adına kayıtlı olduğunu, davalıların bitişik parsellerin kesişen bölgesi sınırında, vekil edenine ait olan arazi üzerine şeftali ağaçları dikerek, bazı yerlerde de zemini kullanarak müdahale ettiklerini, vekil edeninin tecavüzün tespiti için bilirkişiler aracılığıyla 09/11/2012 tarihinde gerekli ölçümleri yaptırdığını ve davalıların haksız müdahalesini tespit ettirdiğini, bundan sonra davalıları uyarmasına rağmen sonucun değişmediğini belirterek ecrimisil hakları saklı kalmak kaydıyla davalılar tarafından yapılan haksız müdahalesinin men’ine, tecavüz edilen bölüm üzerinde bulunan ağaçların kal’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili bozma sonrası sundukları cevap dilekçesinde özetle; bozma öncesi alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere taşınmaza şeftali ağaçları dikildiği iddiasının haksız olduğunu, davacı tarafın bilirkişi raporundan sonra beyanını değiştirerek taşınmazın bir kısmının yol olarak kullanıldığı iddiasında bulunduğunu, vekil edenlerinin davacının taşınmazını kullanmaya ihtiyacı olmadığını, ayrıca fiilen de kullanmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların davacının taşınmazına yol olarak kullanmak suretiyle haksız müdahalede bulundukları, bunun yanında ağaç dikmek suretiyle vaki bir müdahaleden raporda bahsedilmesinden dolayı davanın kısmen kabulü ile davalıların 1732 parsel nolu davacının taşınmazının 506,41 m2’lik kısmına yol olarak kullanmak suretiyle vuku bulan haksız müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş tarafların kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 22/06/2015 tarihli ve 2014/9112 E. -2015/9268 K. sayılı ilamı ile davalılara yargılama aşamasında usulüne uygun tebligat yapılmadığı, bu itibarla savunma haklarının engellendiği, dosyada taraf teşkili konusunda gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği, bu nedenle davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğ edilmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra yanların gösterecekleri kanıtların toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuş sonrasında Mahkemece yargılamaya devam olunmuş yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, el atmanın önlenmesi ve kal isteklerine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; ilk kararda tecavüzün olduğu tespit edilmiş, sonradan yapılan keşifte ağaçların kaldırıldığı, yolun tarla haline getirildiği anlaşıldığına göre davacının dava açmakta haklı olduğu, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazının yukarıda açıklanan nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.