Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/2450 E. 2011/8013 K. 28.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2450
KARAR NO : 2011/8013
KARAR TARİHİ : 28.12.2011

Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının ödenmeyen kısmının tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca takibe itiraz eden borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için itizarında haksız olması ve alacağın likid bulunması gerekir. Somut olayda, akdî ilişki davalı tarafından inkâr edildiğinden, taraflar arasında akdî ilişki bulunup bulunmadığı ve sözleşme konusu işlerin yapılarak davalıya teslim edilip edilmediği dosyaya sunulan delillerin değerlendirilmesi ve işin yapıldığı okullardan sorulması ile mahkemece tespit edilmiştir. Davacının alacaklı bulunup bulunmadığı yapılan yargılama sonucu taraflarca sunulan deliller değerlendirilmek suretiyle saptandığından ortada likid bir alacağın varlığından, dolayısıyla davalının icra takibine itirazında haksız olduğundan söz edilemez. Mahkemece koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, alacağın likid kabul edilip, davacı lehine icra inkâr tazminatına karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; düşülen hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendindeki “Alacak likid olmakla asıl alacağın (10.000,00 TL) %40’ı oranında icra inkâr tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline” sözlerinin karardan çıkartılarak, yerine “Şartları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatına ilişkin talebinin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.