YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3347
KARAR NO : 2010/7357
KARAR TARİHİ : 16.06.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ :24.11.2008
ÜÇÜNCÜ ŞAHIS :
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava itirazın iptali, tahliye ve icra tazminatının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalıların 2005 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları kira paralarını ödemediklerini, başlatılan icra takibine de haksız yere itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptali %40 oranında inkar tazminatının tahsili ve taşınmazın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, taşınmazın sözleşme süresinin bitiminde tahliye edildiğini, kira borçlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, tanık beyanları doğrultusunda, davalıların kira bitim tarihi olan 05.05.1997 tarihinde kiralananı boşalttıkları, 02.10.2007 tarihli belgenin eşya teslimine ilişkin olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalılardan kefil … hakkındaki davanın reddine ilişkin, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin davalı kiracı … hakkındaki davanın reddine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 05.05.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar 8. maddesinde; kiracının kiralananı boşaltmak istediği takdirde bir ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirimde bulunmakla yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir. Bu koşul geçerli olup tarafları bağlar. Davalı kiracı, sözleşmeye uygun olarak feshi ihbarda bulunmadığı gibi, taşınmazı usulüne uygun tahliye ve teslim ettiğini de ispatlayamamıştır. Kiralananın kendiliğinden boşaltılması kiralananın usulüne uygun tahliye ve teslim edildiği anlamına gelmez. Anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının kullanımında
olduğunun kabulü gerekir. Yasal anahtar teslimi ise ya bizzat kiralayana vermek suretiyle veya tevdi mahalli tayini suretiyle yapılması gerekir. Davacı vekilince, taşınmazın 02.10.2007 tarihinde teslim alındığı bildirildiğine ve buna ilişkin tutanak da ibraz edildiğine göre mahkemece davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davalı kiracı yönünden de davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.