YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1901
KARAR NO : 2021/9793
KARAR TARİHİ : 18.05.2021
Konut dokunulmazlığını ihlali suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/4. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2014 tarihli ve 2014/206 esas, 2014/474 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/12/2020 gün ve 9944-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/01/2021 gün ve 2021/2638 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/4. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2014 tarihli ve 2014/206 esas, 2014/474 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 13/09/2018 tarihli ve 2016/17800 esas, 2018/11567 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, karar tarihinde Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başka suçtan hükümlü olup 26/06/2014 tarihli duruşmada savunmasının alınması sırasında duruşmadan bağışık tutulma talebinde bulunmayan sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193/1. maddesinde yer alan “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.” şeklindeki ve 196/5. maddesinde yer alan “Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak, son oturumda hazır bulundurulmayan sanığın yokluğunda yargılamaya devam edilip, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanık …’ın yokluğunda verilen Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli kararının cezaevinde olan sanığa 5271 sayılı CMK’nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edildiğinden, tebligatın usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli kararının sanık …’a tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (TRABZON) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 16.12.2014 tarihli ve 2014/206 Esas, 2014/474 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.