YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6623
KARAR NO : 2019/9984
KARAR TARİHİ : 12.06.2019
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’in, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Alanya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 19/10/2018 tarihli ve 2017/2650 esas, 2018/2275 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 01/04/2019 gün ve 94660652-105-07-1404-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/04/2019 gün ve KYB.2019/36829 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 24/05/2017 tarihli taahhütnamede söz konusu taahhüt tarihi ile son ödeme tarihi arasındaki faize ilişkin bir açıklama olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Borçlu …’in 24.05.2017 tarihli ödeme taahhüdü incelendiğinde, şikayete konu icra takip dosyasının sürelerden feragat edilmek suretiyle kesinleştirildiği, icra takip tarihi ile taahhüt tarihininde aynı tarih olması nedeniyle faiz işlemediği, gösterilen 375,00 TL faizinde taahhüt tarihi olan 24/05/2017 tarihinden son ödeme tarihi olan 20.08.2017 tarihine kadar işleyecek kademeli olarak hesaplanmış faiz olduğunun anlaşılması karşısında, işlemiş veya işleyecek faiz konusunda bir belirsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 12/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.