Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/1906 E. 2019/11282 K. 16.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1906
KARAR NO : 2019/11282
KARAR TARİHİ : 16.05.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 26.03.2013 tarihînde davalı işyerinde iş kazası geçirdiğini, güvenlik önlemi alınmaksızın ve davacının işi olmamasına rağmen mal taşıtıldığı sırada düştüğünü, sağ bileğinin dört yerinden kırıldığını, hastaneye gittiğinde ise sigorta primlerinin yatırılmadığını öğrendiğini, davalı tarafından usulsüz olarak kısmi çalışan olarak gösterildiğini, 21.06.2013 tarihinde iş yerine gittiğinde 3 aylık maaşı ve giderlerinin ödenmesini istediğinde işverenin “bana ne senin kolundan, topuğuna sıkarım” diyerek işyerinden kovduğunu, haksız olarak iş akdine son verildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, ulusal bayram genel tatil ve fazla mesai alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işe giriş tarihinin 27.08.2008 olduğunu, asgari ücretle çalışan vasıfsız bir personel olduğunu, işyerinde geçirdiği kaza nedeniyle 21.06.2013 tarihine kadar raporlu olduğunu ancak rapor süresi dolmasına rağmen izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğinden 16.08.2013 tarihinde iş akdine son verildiğini, maaşının her ay düzenli olarak bankaya yatırıldığını, iş akdinin feshedildiği tarihe kadar hiçbir ücret alacağının olmadığını, davalı işyerinde çalışanların işlerin yoğunluğuna göre bazı ayların tamamında ve bazı ayların bir kısmında çalıştırıldığını, ancak davacının çalıştığı dönemlerin tümüyle SGK’ya bildirildiğini, davacının çalıştığı dönemlerle ilgili olarak SGK’ya ödemekle yükümlü olduğu primleri ödediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, işe giriş bildirgesinde davacının işe başlama tarihinin 27.08.2008 olarak Kuruma bildirildiği, davacı tanıklarının 2009 ve 2011 yıllarında işyerinde çalışmaya başladıkları, bu nedenle davacının işe giriş tarihini bilebilecek konumda olmadıkları, davacının 27/08/2008- 21/06/2013 arasında 4 yıl 9 ay 25 gün çalıştığı, ücret bordrolarının bir kısmının sunulu bulunduğu ve asgari ücret üzerinden tanzim olunduğu, davalı vekili her ne kadar davacının devamsızlığı nedeniyle iş akdine haklı olarak son verildiğini beyan etmiş ise de davacının işten ayrılış nedeninin (03) kodu ile Kuruma bildirildiği, davalı tarafından yaklaşık 2 aylık süre boyunca devamsızlıkta bulunduğu ileri sürülerek buna ilişkin devamsızlık tutanakları ibraz edilmiş ise de Yargıtay içtihatlarına göre devamsızlık tutanaklarının işverenlikçe işçi aleyhine tek taraflı olarak tanzim edilebilecek nitelikle belgelerden olduğu göz önüne alındığında, tutanakta imzası bulunan çalışanların bu husustaki beyanlarına başvurulmadığı, keza 2 ay kadar uzun bir süre davacı hakkında tutanak tanzim edilerek iş akdinin 2 aylık sürenin sonunda feshedildiği yönündeki savunmanın hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, iş akdinin davalı işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İş Kanunu’nun 48/2. maddesinde “Hastalık nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde, davacının istirahatlı olduğu dönemlere ilişkin 3 aylık ücretinin ödenmediğini, bunun nedeninin davacının geçirmiş olduğu kazanın SGK’ya bildirilmemiş olmasından kaynaklandığını iddia etmiştir.
Davalı vekili, davacının 27.03.2013 tarihinde işyerinde düşmesi sonucu gittiği sağlık kuruluşundan rapor süresinin dolduğu 21.06.2013 tarihine kadar geçici iş göremezlik ödeneği aldığını, 21.06.2013 tarihinden sonra rapor süresi dolduğu halde işyerinde hiç çalışmadığını, davacının çalışmadığı 27.03.2013-21.06.2013 tarihleri arasında geçici iş göremezlik durumu nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği almakla müvekkilinden ücret talep edemeyeceğini savunmuştur.
05.03.2015 tarihli bilirkişi kök raporunda, dosya içeriğinde davacıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne tutarda ödendiğine ilişkin belge mevcut olmadığı, eğer iş göremezlik ödemesi varsa bunun ücret alacağından mahsup edilmesi gerektiği belirtilmiş, bilirkişi raporuna davalı vekilinin itiraz etmesi üzerine, 15.10.2015 tarihli ek raporda geçici işgöremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının SGK’dan sorulmasına ilişkin nihai hukuki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar Mahkeme tarafından 11.11.2013 tarihli müzekkere ile … Sosyal Güvenlik Merkezi’den davacıya ait hizmet döküm cetvellerinin ve aldığı tüm ücretleri gösterir belgeler istenilmiş ise de dosyada SGK’dan gelen bilgi ve belgelere rastlanılmamıştır. Davalı vekili tarafından 23.03.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde geçici işgöremezlik ödeneğine ilişkin SGK’dan ve maaşların ödendiği bankadan hesap bilgilerinin istenilmesi talep edilmiş, Mahkemece yeniden SGK’dan bilgi ve belgeler istenilmeksizin bilirkişi kök raporunda hesaplanan 3.273,02 TL ücret alacağına hükmedilmiştir.
Bu itibarla dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacıya geçici işgöremezlik ödeneğinin ödenip ödenmediği anlaşılamadığından, Mahkemece SGK’ya müzekkere yazılarak, davacıya geçici işgöremezlik ödeneğinin ödenip ödenmediği, ödendi ise belgelerin istenilmesi, ayrıca davacıya ait banka kayıtlarının getirtilmesi, gelecek bilgi ve belgelere göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.