YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4011
KARAR NO : 2019/6669
KARAR TARİHİ : 03.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Köy muhtarı olan sanığın, öğretmen olan katılanlara söylediği “…ben buranın mülki amiriyim, sizi buradan göndereceğim, birinizin buradan gitmesi gerek…” biçimindeki sözlerinden ibaret eyleminde, tehdide konu sözün, sonuç almaya elverişli objektif olarak muhatabı üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olmaması karşısında, unsurları itibariyle oluşmayan tehdit suçundan yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında tehdit suçundan verilen kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrildiği halde hakaret suçundan hüküm kurulurken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden seçenek yaptırımlardan hapis cezasının tercih edilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
3- Hakaret suçunda netice cezanın 1 yıl 15 gün yerine 1 yıl 10 gün olarak eksik tayin edilmesi,
4- Kabule göre de;
a) Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararının uygulanması zorunluluğu,
b) 28/06/2014 tarih 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, tehdit suçundan kurulan hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.