Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/11019 E. 2013/16555 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11019
KARAR NO : 2013/16555
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin 20.07.2011 tarihinde davalı ….’den 2011 model sıfır kilometre … marka (…) bir otomobil satın aldığını ve aynı tarihte aracın müvekkiline teslim edildiğini, aracın tesliminden yaklaşık bir hafta sonra aracın kırmızı renk boyasında ve muhtelif yerlerinde olmak üzere ilk bakışta gözle görülemeyecek, fakat dikkatli bakıldığında net bir şekilde fark edilecek olan siyah noktalar halinde irili ufaklı lekeler olduğunun fark edildiğini, bu durumun davalı ….’ye bildirildiğini, ….’ye ait serviste aracın incelendiğini ve müvekkiline bildirilen 20.08.2011 tarihli iş emri kapanış yazısında araç üzerinde oluşan lekelerin dış etkenlerden kaynaklandığının tespit edildiğine dair rapor tanzim edildiğini, Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/283 D.İş sayılı dosyası ile araç üzerinde tespit yaptırıldığını ve bilirkişi tarafından düzenlenen raporda aracın boyası üzerinde oluşan değişik boyutlardaki siyah noktaların kullanıcı hatası veya dış etkenlerden değil, üretimden kaynaklanan bir hata olduğunun tespit edildiğini belirterek dava konusu aracın gizli ayıp nedeniyle yeni misli ile değiştirilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde ayıplı mal bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, öncelikle ticari alım-satımın davacı ile diğer davalı arasında gerçekleştiğini, bu nedenle müvekkili yönünden davanın husumet nedeni ile reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği ayıbın gözle yapılan muayene sonucu anlaşılabileceğini, dolayısıyla açık ayıp niteliğinde olduğunu, gizli ayıp kabul edilse dahi davacının süresi içerisinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmadığını, araçtaki ayıbın dış kaynaklı (kimyasal madde teması) olduğu, Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi eliyle alınan raporun herhangi bir teknik veri-alet kullanılmadan gözle muayene yapılarak düzenlenmiş olduğunu, tespit raporunu kabul etmediklerini, mahkemece araçta üretim hatası olduğu tespit edilse dahi bu durumun aracın kullanımına engel bir durum olmayıp, ancak bedelden tenzil istenebileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı …. vekili, davacının araçta üretim hatası olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin aracı satan firma olup, yalnızca üretimden kaynaklanan arızaların ücretsiz onarımını taahhüt ettiğini, davacının onarım talebinde bulunmadığını, aracı üreten firmanın diğer davalı olduğunu, bu nedenle müvekkili yönünden davanın husumet nedeni ile reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğunu, gizli ayıp kabul edilse dahi davacının süresi içerisinde usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmadığını, kaldı ki aracın ayıplı olmadığını, araç üzerinde bulunduğu bildirilen lekelerin dış kaynaklı olduğunu, Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi eliyle alınan raporun herhangi bir teknik veri-alet kullanılmadan gözle muayene yapılarak düzenlenmiş olduğunu, mahkemece araçta üretim hatası olduğu tespit edilse dahi ancak bedelden tenzil istenebileceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre davalı …’nin aracın ithalatçısı olduğu, davacının talebine göre bu davalıya husumet düşmediği, davaya konu araçtaki boyadaki lekelerin aracın davacıya teslimi sırasında mevcut olduğu, ilk bakışta anlaşılamayacak nitelikte olduğu ve boya lekelerinin aracın kullanılmasını engelleyici nitelikte olmadığı, 6762 sayılı TTK.’nun 25/3 maddesi gereğince ayıp teslim sırasında açıkça belli değilse alıcının 8 gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve ayıbı satıcıya bildirmeye mecbur olduğu, bildirimin de yine aynı kanunun 20/3 maddesinde belirtilen usullerle yapılması gerektiği, davacının usulüne uygun bir ayıp ihbarının bulunmadığı gerekçesiyle davalı … yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan, davalı …. yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.