Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2019/2699 E. 2019/5184 K. 01.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2699
KARAR NO : 2019/5184
KARAR TARİHİ : 01.07.2019

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.12.2013 gününde verilen dilekçe ile harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.09.2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı mirasçıları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil; olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, “dava konusu İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, Yenibosna mahallesi, … sayılı taşınmazın 4. Kat 10 No’lu bağımsız bölümüne ilişkin olarak tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile açılan davanın reddine; terdiden ödenen bedelin iadesi istemi ile açılan dava yönünden davacı tarafın talep edebileceği alacak meblağı 45.000,00TL olmakla; fazlaya ilişkin hakkı saklı tutulmak kaydı ile 10.000,00TL satış bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine” karar verilmiştir.
Hükmü, davacı mirasçıları vekili temyiz etmiştir.
Davacılar vekili Av. …, hükmün verilmesinden ve kararı temyizinden sonra 20.06.2019 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiş, dosyada mevcut 03.02.2016 tarihli vekaletnamesinde davadan feragate yetkili bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nin 307. maddesinde feragatin, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nin “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Davadan feragat, davacının açmış olduğu davadaki talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davacının, davalı taraftaki mecburi dava arkadaşlarından (davalılardan) biri hakkındaki davadan feragat etmesi diğer mecburi dava arkadaşlarını (davalıları) da etkiler. Yani bu halde mahkemece bütün davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
Yukarıda belirtildiği üzere feragatin kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.4.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.5.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı kararı)
Bu nedenle kararın davacı mirasçıları vekilinin davadan feragati hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle feragat nedeniyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 01.07.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.