YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1159
KARAR NO : 2019/5085
KARAR TARİHİ : 08.05.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme biçimde basit zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay tarihinde …ili Merkez ilçe … köyü muhtarı olarak görev yapan sanığın, ihtiyar heyetinin 19/08/2006 tarihli köy tüzel kişiliğine ait iki adet tarlanın kiraya verilmesine ilişkin aldığı karar doğrultusunda tahsil ettiği toplam 1.700 TL parayı köy gelir defterine kaydetmeyip tahsilatlar karşılığında makbuz da düzenlemeyerek uhdesinde tuttuğu kabul edilerek zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın aşamalardaki savunmalarında söz konusu parayı köydeki evlere su getirebilmek için yapılan çalışmalar ile köy mezarlığının bakımı ve etrafının telle çevrilmesi işlerinde kullandığını belirtmiş olması ve bu hususun bilirkişi kurulu raporunda irdelenmediğinin anlaşılması karşısında, mevcut olduğu takdirde fatura ve ödeme belgelerinin sanıktan temini ile isimlerini bildirmesi halinde ilgili kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, anılan firma ve kurumlar nezdindeki fatura ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi sonrasında dosyanın tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek sanığın uhdesinde köye ait para bulunup bulunmadığı ile varsa miktarı hususunda rapor alınmasına müteakip hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığa isnat olunan eylemlerin makbuz almaksızın para verdiğini söyleyen tanıkların dinlenmesi suretiyle ortaya çıkarılması karşısında, köye ilişkin harcama yapıldığı savunulan giderler ve kooperatif kayıtları üzerindeki incelemenin mahiyeti üzerinde de durularak, somut olayda nitelikli zimmet hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilerek
Sanık hakkında, hükmolunacak cezanın belirlenmesi sırasında, 5237 sayılı TCK’nın 61/5. maddesi gereğince sırasıyla anılan Kanunun 247/1, 249, 43/1 ve 62/1. maddeleri doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği gözetilmeyerek 1 gün fazla ceza tayini,
Suça konu parayı muhtelif zamanlarda mal edindiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu denetime imkan verecek biçimde karar yerinde gösterilmeden sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanması,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, “cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına” karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Sanık hakkında Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, 08/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.