Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/10217 E. 2013/9345 K. 08.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10217
KARAR NO : 2013/9345
KARAR TARİHİ : 08.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/03/2012 tarih ve 2011/119-2012/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 5.000 paya sahip ortağı olduğunu, son olarak 01.05.2008 tarihli genel kurula katıldığını, 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli genel kurullara ise çağrılmadığını, bu tarihte yapılan genel kurul hazirun cetvellerinde gösterilmediğini, anılan genel kurullarının 6762 Sayılı TTK’nun 370. maddesi uyarınca çağrısız olarak yapıldığını, ancak bu toplantının yapılması için tüm ortakların katılması gerektiğini, bu nedenle genel kurulların yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, davalı şirkete 1 TL nominal değerde 5.000 paya sahip olduğunun tespitini, genel kuruların yoklukla malul olduğunun tespitini, şirkete kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hisselerin tamamının …’ya ait olduğunu, 5 ortak olma şartının gerçekleştirilmesi için davacıya cüzi pay verildiğini, 09.05.2008 tarihinde davacının hisselerini devrettiğini, genel kurullara tüm ortakların katıldığını, TTK’nun 370. madde şartlarının gerçekleştiğini, şirketin organsız kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin hamiline olduğu, ancak basıldığına ilişkin yönetim kurulu kararına rastlanmadığı, davacıya teslim edildiğine dair delil olmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen hisse senedini …’ya devredemeyeceği, inanç sözleşmesinin ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK’nun 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların yoklukla malul olduğu, kayyım atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının şirkette 5.000 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan karaların yoklukla malul olduğunun tespitine, kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi ve genel kurulların yoklukla malul olduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf şirkette 5.000 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının payının şirket ortaklarından … tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak … mirasçılarının taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa müteveffa ortak … mirasçıları hakkında dava açmak üzere süre verilip, dava açıldıktan sonra işbu dava ile birleştirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.