YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/963
KARAR NO : 2019/11708
KARAR TARİHİ : 21.05.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılar yanında 01/05/2006 – 29/12/2004 tarihleri arasında çalıştığını herhangi bir haklı ve geçerli neden olmadan işten çıkartıldığını, tazminat ve işçilik alacaklarının ödenmediğini, haftada 5 gün 09:00 – 19:00/19:30 saatleri arası aylık net 1.800,00 TL maaş ile çalıştığını, ancak maaşlarının eksik ödendiğini, bir kısımının bankadan bir kısmının elden ödendiğini, yıllık izinlerinin hepsini kullanamadığını ve kullanamadığı izinlerin karşılığının ödenmediğini, asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, asgari geçim indirimi alacağı ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görev yönünden reddine karar verilmesini görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesini, davalı …’nin davalı …’in annesi olduğunu ve aynı evde yaşamadığını, bu sebeple husumet itirazının olduğunu, davacının talep ettiği alacakların zaman aşımına uğradığını, davacının işçilik alacağı bulunmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; SGK kayıtları, toplanan delillerin değerlendirilmesinde; Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılamada davacı tanıkları …, davalıların ikametgah ettikleri atilla apartmanın kapıcısı olduğunu, davacının davalıların ev işlerinde çalıştığını, çalışma yıllarını hatırlamadığını ev işlerine baktığını, çocuklarına baktığını, maaşını bilemediğini, haftanın 5 günü çalışıp iki gün izin kullandığını, işten ayrılma sebebini bilemediğini, … ise davacının eşi olduğunu, 2006-2010 yıllarında evliyken davacının davalıların ikametgah ettiği dairede çocuk baktığını, ev işlerine yardım ettiğini, 2010 Nisan ayında maaşının 1.450,00 TL olduğunu, yıllık izinlerini kullanıdığı dönem ile kullanmadığı dönemler olduğunu beyan ettikleri, davalı tanıkları …, davalılardan … kardeşi olduğunu aynı apartmanda oturduklarını, davacının kendi evinede temizliğe geldiğini, 2012 yılından itibaren davacının davalıların evine temizliğe gitmeye başladığını, çocuk bakmadığını ücretini bilmediğini, … ise davalı … diğer davalıların oturduğu, … apartmanında oturmadığını, davacının 2 yıl süreyle ev hizmetlerinde çalıştığını, davalı … ev kadını olup çocuğuna baktığını, davacının devamlı iş bulduğunu için işten çıktığını duyduğunu, beyan ettikleri, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4/1-e maddesine göre ev hizmetlerinde İş Kanunu hükümleri uygulanmamakta, bunun yerine Türk Borçlar Kanunu 393 ve devamı maddelirinde düzenlenen genel hizmet sözleşmesi hükümleri uygulandığı, davacı işçinin SGK kaydı ile buna göre 01/05/2006-29/12/2014 tarihleri arasında davacının herhangi bir çalışma kaydına rastlanmadağı, özlük dosyasının sunulmadığı,davalılardan … davalılardan … annesi, … kaynanası, davalılar … ve … karıkoca oldukları, … diğer davalılarla … apartmanında oturmadığı, sadece torununa bakmak için bu davalıların oturduğu Atilla apartmanına geldiği, dolayısıyla davacı … ile aralarında hukuki ilişki bulunmadığı, ona dava yöneltilemeyeceğinden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, herne kadar davacı davalılara ait evde ev hizmetlerini Türk Borçlar Hukuku hizmet sözleşmesi hükümlerine dayanarak yerine getirdiğini, dolayısıyla aralarında hizmet sözleşmesi olduğunu, iddia etmişsede bu yönde delil sunamadığı, aksine davalılar … ve … dediği gibi gündelikçi sıfatıyla bazı günler ev hizmetlerinde çalıştığı, çalıştığı günün sonunda günlük yevmiyesini aldığı, bu itibarla Türk Borçlar Kanunu hizmet sözleşmesi hükümlerinden yararlanamayağı kanaatine varılmakla kıdem-ihbar tazminatı yıllık izin alacağı, asgari geçim indirimi alacağı ve fazla çalışma ücreti taleplerinin reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, “ev hizmetlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ev hizmetlerinde aşçı, uşak, temizlikçi gibi işlerde çalışan işçi ile ev sahibi işveren ararındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bu hizmetleri gören kimselerle bunları çalıştıranlar arasındaki hukukî ilişkilerde Borçlar Kanununun hizmet akdine ilişkin hükümleri uygulanır. Aile bireylerini evden alarak alışverişe, şehir içinde gezmeye götüren, boş zamanında ev ve eklentilerinde zamanını geçiren şoföründe ev hizmeti yaptığı ve iş kanunu kapsamında olmadığı kabul edilmelidir (Yargıtay 9.HD. 09.10.2008 gün ve 2007/27814 Esas, 2008/25988 K.).
Buna karşın evde hastaya bakan hemşire ve çocuk eğiticisi İş Kanunu kapsamında değerlendirilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının ev hizmetlerinde çalıştığı,bu çalışmanın 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4/1-e maddesindeki istisnalar arasında olduğu, mahkemeninde aynı kanaatta olup, davacının çalışmasının İş Kanunu’ na değil Borçlar Kanunu’ na tabi olduğu anlaşıldığından mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesi hatalı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
Davacının ev hizmetlerinde çalıştığı,bu çalışmanın 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4/1-e maddesindeki istisnalar arasında olduğu dolayısıyla davacının İş Kanununa değil Borçlar Kanununa tabi çalışması olduğu şeklindeki belirlemeye göre mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekirken talep edilen alacakların reddine ilişkin esastan hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.