Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/5641 E. 2013/9437 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5641
KARAR NO : 2013/9437
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.11.2010 tarih ve 2005/561-2010/200 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.05.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava ve ıslah dilekçesi ile davalının 2003 004237 nolu tasarımın 1, 3, 5, 6, 7, 9, 11, 13, 14, 15, 17 nolu tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığını, herkesçe bilinen Osmanlı motiflerinin davalı tarafından kötü niyetli olarak tescil ettirildiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2003 004237/1, 3, 5, 6, 7, 9, 11, 13, 14, 15, 17 nolu endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iptalini istediği çoklu tasarımın müvekkilinin tasarımcıları tarafından ortaya çıkarıldığını ve yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin mevcut olduğunu, söz konusu tasarımların Osmanlı Türk kumaş desenlerinin renk, raport, doku, yapı ve kalite bakımından yeniden tasarlanması neticesinde ortaya çıktığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 1, 3, 5, 6, 7, 11, 13, 14 nolu tasarımların sadece anonim karakterli ve geleneksellik arz eden motif olup, yeni olmadığı, 2 ve 9 nolu desenin orijinal örnekleri sıkça görünen bir desen olduğu ancak, birebir kopyasına ilişkin delilinin dosya içerisinde bulunmadığı, 15 nolu desenin de Avrupa etkisinde bir Osmanlı deseni olduğu, 17 nolu desenin girift kompozisyonlu Osmanlı deseni olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı vekilinin 01/11/2006 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak davalı adına tescilli 2003/04237 nolu tasarımın 1, 3, 5, 6, 7, 9, 11, 13, 14, 15, 17 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına uyuşmazlık konusu 2003/004237 nolu çoklu tasarım tescil belgesindeki 1, 3, 5, 7, 11, 13 ve 14 nolu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıklarının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 554 sayılı KHK’nin 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. 554 sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın ayırt edicilik unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, 554 sayılı KHK ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bu yönün mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK’nin 5 ila 10. maddeleri hükümleri göz önüne alınmak suretiyle ve somut uyuşmazlık koşulları itibariyle de bilirkişi görüşü alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Dava konusu olayda, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan bilirkişi raporunda, davalıya ait 2003/004237 sayılı çoklu tasarım belgesindeki 9, 15 ve 17 nolu tasarımların birebir örneklerini saptayamadıkları, bu desenlerin varsa birebir ya da yakın örneklerinin yüzlerce müze ve koleksiyona dağılmış olan Osmanlı kumaşları ve desenleri arasında bulunmasının çok geniş araştırma konusu olduğu, müzelerden büyük müzayedecilerle koleksiyonerlerden Osmanlı sanat tarihçilerden sorulabileceği belirtilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere 554 sayılı KHK’nın 6. maddesi ile kabul edilen mutlak yenilik koşulu kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflarca bildirilen deliller yanında bilirkişilerin özel ve teknik bilgilerine dayalı olarak yapacakları araştırmada şayet dava konusu tasarımın yenilik unsurunu ortadan kaldıran bir başka tasarımın bulunduğu sonucuna ulaştıkları taktirde, raporda bu tasarıma dayalı olarak da yenilik değerlendirmesi yapmaları mümkündür.
Mahkemece, bilirkişilerin mesleki bilgi ve tecrübeleri ile dava konusu 9,15 ve 17 nolu tasarımların Osmanlı deseni olduğu görüşünü açıkladıklarından yeni olmadıklarından bahisle bu tasarımlar bakımından da hükümsüzlük kararı verilmiştir. Ne varki, bilirkişilerce dosyaya herhangi bir Osmanlı desen örneği sunulmaksızın genel bilgi soyut ifadelerle görüş açıklanmış olup, anılan tasarımlara ilişkin olarak 554 sayılı KHK hükümlere uygun, denetime elverişli bir şekilde yapılan kıyaslama sonucu düzenlenen bir mütalaa olarak kabulü mümkün olamayacağından; yazılı gerekçelerle dava konusu 9,15 ve 17 nolu tasarımlar bakımından da davanın kabulü karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.