YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4812
KARAR NO : 2013/7244
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ : … 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.02.2012 tarih ve 2010/143-2012/… sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin DEDEMAN HOLDİNG ve DEDEMAN marka tescillerinin bulunduğunu turizm ve otelcilik alanında 45 yıllık ticari faaliyetlerinin söz konusu olduğunu, DEDEMAN markasının tanınmış marka olduğunu davalının ise HOTEL DEDEPARK adı ile otel işletmesi faaliyetinde bulunduğunun ve bu ibarenin davalı adına 2005/14033 tescil numarası ile tescilli olduğunun tespit edildiğini, DEDEMAN markasının tanınmış marka olması ve ortaya çıkan karıştırma ihtimali nedeniyle davalıya ait marka tescilinin sicilden terkininin gerektiğini ileri sürerek, DEDEPARK markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün tespitini ve önlenmesini, verilecek kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, husumet itirazında bulunarak Enstitü aleyhine hükümsüzlük davası açılamayacağını savunarak, husumet yönünden davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Atılgan İnşaat Petrol ve Turizm Yatırım Tic. ve San Ltd. Şti. vekili, öncelikle yetki ve zamanaşımı itirazında bulunarak, davanın reddini talep etmiş, esasa ilişkin olarak ise davacının markası ile müvekkilinin markası arasında karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, şekil+DEDEPARK markasının özel olarak tasarlandığını, ayırtedicilik kazandığını, bugüne kadar binlerce konuk ağırlandığını markalar arasında fonetik, biçim anlam ve umumi irtibadan … bir benzerliğin bulunmadığını, davacının tanınmış markasının itibarından haksız yararlanmanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddinitalep etmiştir.
Mahkemece, davacının 43. sınıfı da kapsayan 207976 no’ lu marka tescilinde yer alan ”şekil+DEMEMAN HOLDİNG” markasında asli ve ayırtedici unsurun DEDEMAN ibaresi olduğu, davacının bu markasının kapsamında yer alan 43. sınıftaki otel, motel, pansiyon, kamp hizmetleri yönünden davalıya ait DEDEPARK şeklindeki marka ile sınıfsal aynıyet ve benzerlik bulunduğu, her iki markanın aynı şekilde ”DEDE” sözcüğü ile başladığı ve hedef tüketici kitlesi tarafından sözcük markalarının ilk heceleri ve başlangıç kısımlarına daha çok dikkat edildiğinden iki marka arasında işitsel, görsel ve kavramsal bir benzerlik bulunduğu, davacının markasının davalıya ait markanın tescil edildiği tarihten önce … tarafından
tanınmış marka olarak kabul edildiği, konaklama hizmetleri, yiyecek içecek sağlanması hizmetleri bakımından hedef tüketici kitlesi gözünde karıştırma ihtimalinin artacağı, davacının markasının tanınmışlığı ve otelcilik sektöründeki ayırtedicilik özelliği ve derecesi karşısında, bu markanın davalıya ait 2005/1403 no’ lu marka tescil belgesinde yer alan hizmetlerde kullanılması durumunda davalı tarafın, davacının markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde yararlanmış olacağı, davacının markasının ayırt ediciliği zedeleneceği, otelcilik, konaklama, turizm sektöründe ”PARK” sözcüğü genellikle otel adlarıyla birlikte kullanıldığından DEDEPARK ibaresinin davacıya ait otellerden birisi gibi algılanacak ve bu ibarenin kullanıldığı restoran, kreş ve bakım evi, tatil köyü, pansiyon hizmetleri bakımından da ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin sözkonusu olacağı gerekçesiyle, 556 sayılı KHK’nın 8 ve 421/b maddeleri gereğince davalı adına tescilli 2005/14033 no’lu şekil+DEDEPARK biçimindeki markanın hükümsüzlüğüne, hükümsüzlük davalarında tescil işlemlerini yürüten ve marka tescil belgesini veren …’ye karşı husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, adı geçen davalı hakkındaki davanın husumet yönünden ve dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacı vekilinin, davalının kullanımı nedeniyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve hükmün ilanı yönündeki taleplerinin, tescilli bir markanın, tescilli olduğu biçimde kullanılması, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet rekabet oluşturmadığından ve hükümsüzlük kararlarının da ilanı gerekmediğinden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
…-Dava, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b ve 42. maddesinin uygulanmasını gerektirir bir uyuşmazlığa ilişkindir. Davacının hükümsüzlüğe dayanak markaları “Dedeman” ve “Dedeman Holding”, davalının hükümsüzlüğü istenen markası ise “Dedepark” ibaresini içermektedir. Markaların gerek yazılış şekli, gerekse telaffuzu bakımından aralarında iltibasa neden olacak nitelikte bir benzerlik mevcut değildir. Bu itibarla, mahkemece davanını reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (…) nolu bentte yer alan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, ….04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.