Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/5009 E. 2013/7247 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5009
KARAR NO : 2013/7247
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 27/…/2011 tarih ve 2010/683-2011/492 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetki sahası içerisinde bulunan bölgede kılavuzluk, römorkörcülük ve palamar işleri ile birlikte gemi kurtarma işleri ve kuruluş amacına uygun başkaca alanlarda faaliyet yürütmekte iken Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun kararı ile bu hizmetlerin, bina ve ekipmanlar ile personelin davalı ve Ulaştırma Bakanlığı’na devredilmesine karar verildiği, tespit ve devir şartlarına ilişkin müvekkili ile davalı arasında yapılan protokolde davaya konu bahsi geçen inşa halindeki … adet kılavuzluk servis botuna ilişkin bedelin müvekkili tarafından ödeneceğinin, davalının da bu miktarı 30 gün içinde müvekkiline ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilince yüklenici firma tarafından kesilen ….973.377 TL tutarındaki faturanın bedelini ödemesine rağmen davalının her türlü ihtar ve girişimlere rağmen bu miktarı ödemediğini ileri sürerek, ….973.377 TL’nin 14/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun kararına dayanarak yapılan işlemde ihtilafta çözüm yerinin Adli Yargı değil, İdari Yargı olduğunu, Mahkemece yargı yolu itirazı kabul edilmediği takdirde tarafların ikametgahı ile protokol hükümleri gereğince görevli mahkemenin Beyoğlu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Kurul kararı gereğince deniz araçlarının bila bedel ile devredileceğinin düzenlendiğini, davacının yaptığı ödemenin devir tarihinden sonra yapılmış gibi müvekkiline fatura edilmesinin ÖYK kararı ve protokol hükümlerine göre açıkça aykırılık teşkil ettiğini savunarak, yargı yolu, görev ve yetki itirazlarının kabulü ile haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının ihale bedelinin tamamını ödeyerek 05/05/2010 tarihinde teslim alması gereken botları her nasılsa özelleştirme kararından sonra …/06/2010 tarihinde teslim ile bakiye 1.428.222,45 TL borcunu ödemek suretiyle 14/07/2010 tarihli fatura
tanzimen … adet servis botu bedelinin tamamı olan ….979.377 TL talep etmesinin yerinde olmadığı, sözleşmeye göre borcunu ödeyerek 05/05/2010 tarihinde teslim gerçekleşse idi, 11/06/2010 tarihindeki Devir Teslim Protokolü’nde haliyle …’nin kararı ile botların bilabedel devrinin söz konusu olacağı, geciken yada geciktirilen teslimin davacıya herhangi bir hakkı bahşedemeyeceği, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 04/05/2010 tarihli 2010/29 sayılı kararının …. maddesine göre bila bedel devrinin söz konusu olduğu, buna aykırı taraflar arasında imzalanan 11/06/2010 tarihli devir teslim protokolündeki 8.20 maddesi ile …/06/2010 tarihli devir teslim tutanağında yer alan … adet bot ile ilgili ifadelerin davalıyı bağlamayacağı, …’nin kararı hilafına sözleşme yapılamayacağı, aksinin kabulünün özelleştirmenin amacına aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan 11.06.2010 tarihli protokolden kaynaklanmaktadır. …’nin 04.05.2010 tarihli kararında, o anda davacının mülkiyetinde bulunan üç adet kılavuzluk servis botunun bedelsiz devri düzenlenmiş olup, henüz inşa edilmekte olan botlarla ilgili bir düzenleme yer almamıştır. Bu … kararından sonra her iki şirketi temsilen imzalanan protokolde dava konusu edilen botların bedellerinin davalı tarafça ödeneceği açıkça kabul edildiğine göre, mahkemece davalının söz konusu botların bedellerinden sorumlu olduğu kabul edilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ….04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.