YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1718
KARAR NO : 2019/30097
KARAR TARİHİ : 08.04.2019
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : İstinaf başvuru talebinin esastan reddine Bölge İdare Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/16. maddesi uyarınca işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Sanık …’ın 04.03.2019 ve sanık …’ın ise 27/02/2019 tarihli cezaevi kanalıyla gönderdikleri dilekçeleri ile temyiz isteklerinden vazgeçmiş oldukları anlaşılmakla,
5271 sayılı CMK.nun 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile diğer sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyizlerine hasren ve temyiz dilekçelerinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, adı geçen sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan itiraz üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından verilen 21.01.2019 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmün …, … ve … müdafiileri tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
Suç tarihinde kaçak içki imalatı yapıldığına yönelik ihbar üzerine olay yerine gelen güvenlik güçlerince usulüne uygun yapılan aramada davaya konu 1100 lt bandrolsüz alkollü içki karışımı, 286 adet bandrollü sahte içki, çok sayıda alkollü içki etiketi, boş içki şişeleri, üzerlerinde yabancı menşeili ibareler bulunan alkollü içki etiketleri, sahte bandroller ve içki yapımında kullanılan malzemenin ele geçirildiği olayda, her ne kadar mahkemece dosyada mevcut … Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen analiz raporları gözetilerek düzenlenen 24.09.2018 tarihli gıda mühendisi tarafından sunulan bilirkişi raporunda, ele geçen alkollü içkilerin Türk Gıda Kodeksi Distile Alkollü İçkiler Tebliğindeki metil alkol limitlerine uymadığı ve bu ürünlerin tüketiminin insan sağlığı açısından tehlikeli olduğu bildirildiğinden sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasanın 4/7. maddesi uyarınca nitelikli halden temel cezanın belirlenmesi suretiyle uygulama yapılmış ise de,
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 4/7. maddesinde “Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın, Devletin siyasî, iktisadî veya askerî güvenliğini bozacak ya da çevre veya toplum sağlığını tehdit edecek nitelikte olması halinde, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, verilecek hapis cezası on yıldan az olamaz.” şeklinde öngörülen düzenlemeye göre toplum ve çevre sağlığını tehdit edecek nitelikteki eşyanın, özellikle zararlı atık ve artık madde veya tehlike yaratan eşya olmasının gerektiği, anılan hükümde suça verilen önem dolayısıyla hapis cezası alt sınırının bu nedenle on yıl olarak belirlendiği açıktır.
Somut olayda ise, sanıkların merdiven altı üretim olarak tabir edilen eylemlerinin 5607 sayılı Yasanın 4/7. maddesi anlamında toplum ve çevre sağlığını tehdit eder mahiyette olmadığı, atılı suçun ancak büyük çapta çevre ve toplum sağlığını tehdit eden toplumsal olaylarda oluşabileceği, aynı zamanda anılan maddede kaçakçılık konusu eşyanın bizatihi imalatının çevre veya toplum sağlığını tehdit edecek nitelikte olmasının arandığı da gözetilerek uygulama yeri olmayan 5607 sayılı Yasanın 4/7.maddesi uyarınca hüküm tesis edilerek sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK.nun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozmanın temyiz isteminden vazgeçen sanıklar … ve …’… sirayetine, bozma kararının içeriğine göre sanıkların bihakkın tahliyelerine, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse bu suçlardan derhal salıverilmelerine, dosyanın gereği için Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 08.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.