YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11474
KARAR NO : 2019/4708
KARAR TARİHİ : 15.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 10.04.2019 Çarşamba günü davacı vekili Av. …. geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının davalı sigortacı nezdinde düzenlenen “Yenileme Garantili Hayat Sigorta Poliçesi” ile sigortalı olduğunu, poliçe süresi içinde kronik böbrek yetmezliği tanısı konulan davacıya böbrek nakli yapıldığını, tehlikeli hastalık teminat bedelinin ödenmesi için davalıya başvurulduğunu, davalının poliçeden önce mevcut olan yüksek tansiyon rahatsızlığı bildirilmeyip beyan yükümlülüğüne uyulmadığı gerekçesiyle talebi reddettiğini, davacının poliçe tanziminden önce tanısı konulmuş bir hastalığı olmadığını, davalının cayma hakkını yasal 1 aylık hak düşürücü sürede kullanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL. teminat bedelinin temerrüt tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının poliçe tanziminden önce mevcut olan yüksek tansiyon rahatsızlığı konusunda beyan yükümlülüğüne uymadığını, bu rahatsızlığı ile kronik böbrek yetmezliği arasında illiyet bağı bulunduğunu ve zararın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; poliçe tanziminden önce davacıda mevcut olup davacı tarafından bilinen ya da bilinmesi gereken yüksek tansiyon rahatsızlığı ile böbrek yetmezliği arasında illiyet bağının bulunduğu, davacının poliçe tanzimi sırasındaki beyan yükümlülüğüne uymadığı ve bu nedenle davalı sigortacının cayma hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacı tarafından poliçe tanzimi sırasında verilen sağlık beyan formunda, teşhisi konulmuş hiçbir hastalığı olmadığı ve ilaç kullanımının bulunmadığının imzalı biçimde beyan edildiği; poliçe tanziminden önce davacıya hipertansiyon teşhisi konulduğunun gerek tıbbi belgeleri ile gerekse alınan uzman bilirkişi heyeti raporlarıyla saptandığı; uzman heyet raporuyla davaya konu edilen tehlikeli hastalık ile beyan edilmeyen rahatsızlık arasında illiyet bağı bulunduğunun da tespit edildiği gözetildiğinde, davacı sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve zararın teminat dışı olduğuna ilişkin mahkeme kabulünün yerinde görülmesine; davaya konu edilen tehlikeli hastalığın, taraflar arasındaki poliçede tehlikeli hastalık teminatı yönünden kabul edilen 90 günlük muafiyet süresi içinde ortaya çıktığının da uzman bilirkişi heyeti tarafından saptanmış ve bu raporun hükme esas alınmış olmasına göre; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 15,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 15/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.