YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11807
KARAR NO : 2019/5093
KARAR TARİHİ : 28.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Dosyada mevcut … İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün 30.12.2014 tarihli yazısında sanığın dava konusu hırsızlık olayı nedeniyle yakalandığında alınan parmak izleri ve üzerinden çıkan pasaporta göre tayin edilen kimlik bilgileri ile … kimlik bilgilerini kullanan şahsın parmak izlerinin aynı ancak kimlik bilgilerinin farklı olduğunun bildirilmiş olması karşısında öncelikle sanığın gerçek kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, yabancı uyruklu olan sanığın ilgili makamlar aracılığıyla nüfus ve adli sicil kayıtları denetime olanaklı bir şekilde dosyaya getirtilerek duruşmada okunmaları ve sanığın gerçek kimlik bilgilerinin beyanları ile uyumlu olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti zorunluluğu gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 209’uncu maddesine aykırı davranılması,
Kabul ve uygulamaya göre de:
2-Kilitli olmayan araç içerisinden 1 adet kulaklık ve 175 TL para çalan sanığın eyleminin TCK’nın 141/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun gözetilmemesi,
3-Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 28.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.