YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1586
KARAR NO : 2013/7736
KARAR TARİHİ : 19.04.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.11.2011 tarih ve 2011/38-2011/318 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankaca müvekkilleri … …ile … aleyhine, müvekkillerinden Ağar İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin davalı bankadan almış olduğu teminat mektupları dayanak gösterilerek ayrı ayrı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlanıldığını, müvekkillerince takibe konu edilen ve nakde çevrilmeyen 5 adet teminat mektubu ile … adet çek yaprağının davalı bankaya teslim edildiğini, icra dosyası ile müvekkillerine ait taşınmazların satılarak borcun tahsil edilmiş olmasına rağmen davalı bankaca teminat mektubu bedellerinin de ayrıca tahsil edilerek müvekkillerince mükerrer ödeme yapılmasına neden olunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.250.00 TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince davacılara teminat mektubu ile çek yasal yükümlülük bedellerinin depo edilmesinin ihtar edildiğini ancak davacılarca herhangi bir cevabın verilmemesi üzerine başlatılan icra takibi ile davacılara ait taşınmazların satıldığını, teminat mektuplarının ihaleler yapıldıktan sonra müvekkiline iade edildiğini, iki adet çekin ise halen iade edilmediğini, ihale ve teminat mektupları ile çekin iadesi sonrası yapılan fazla 7.820.00 TL’nin borçlu hesabına yatırıldığını ancak davacılarca alınmayarak dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, her ne kadar bilirkişi raporu ile davacıların 7.899.00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, davalı tarafça ödenmeyen ve iade edilmeyen … adet çek yönünden, çek başına 470.00 TL hesabı ile … adet çek için 1.410.00 TL borç tahakkuk etmesi gerektiğinin bildirildiği ancak, iade edilmeyen bu çekler yönünden bankanın müracaat alacaklısına karşı henüz 1.410.00 TL ödeme yapmadığı, bu nedenle ödeme yapmış gibi hesaptan tahsilat yapamayacağı, ancak ödeme halinde bankanın karşılıksız çekler ile ilgili sorumlu olduğu miktarın ödenmesi durumunda çek borçlusunun müracaat etmesi gerektiği, buna göre gerçekte davacının hesabında 9.309.00 TL bakiyenin kalmasının zorunlu olduğu, ancak davacı tarafça 8.250.00 TL’nin dava edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 8.250.00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
…- Dava, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davacılar aleyhine girişilen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takipleri nedeniyle yapılan fazla tahsilatın istirdadı istemine ilişkindir.
Davalı vekilince, takip sırasında yapılan ihalelerden sonra icra dosyasından yapılan tahsilatlardan teminat mektupları ve çek iadesinden kaynaklanan 7.820.00 TL artan miktarın davacı/borçluların hesabına yatırıldığı ancak, davacılarca bu miktarın alınmayarak somut davanın açıldığı belirtilmiş ise de; mahkemece geçici hesapta bloke edildiği açıklanan 7.820.00 TL’nin kimin adına bloke edildiği, anılan hesabın, bu hesaba yatırılan paranın istenildiği zaman hesap sahibince çekilebilecek bir hesap niteliğinde olup olmadığı ve dolayısıyla davalının borcundan mahsup edilebilecek bir ödeme olup olmadığı değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan hususlarda araştırma yapılarak ve gerektiğinde bilirkişiden bu konuda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ….04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.