Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/1485 E. 2018/17402 K. 16.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1485
KARAR NO : 2018/17402
KARAR TARİHİ : 16.10.2018

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı 3. kişi vekili; Shell Akaryakıt istasyonunun işletmesi için borçlu ile müvekkili şirket arasında akdedilen bayilik sözleşmesi uyarınca demirbaş malzeme ve ekipmanların demirbaş olarak ariyeten istasyona monte edildiğini, ayrıca müvekkili şirketin istasyon ile ilgili günlük işlemlerini yapabilmek amacıyla bilgisayar ve monitörlerini de aldığını, ancak haciz memuru tarafından yapılan haksız ve hukuka aykırı haciz işlemi neticesinde mülkiyeti müvekkiline ait olan malzemelerin haczedildiğini belirterek, haczedilen demirbaşlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, cevap dilekçesinde, ariyet sözleşmesinde herhangi bir tarihin bulunmadığını, malzeme ve demirbaş listesinin boş olduğunu ve bu durumun bizzat icra memuru aracılığı ile tespit olunup tutanaklara geçtiğini, delil olarak sunulan faturanın içeriğinde yer alan malların da mahcuz mallarla birebir aynı olmadığını, bu nedenle mülkiyet karinesinin ispat edilemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; haczin borçlunun iştigal ettiği ve kayıtlı adresinde yapıldığı, haciz, konusu malların borçlunun elinde haczedilmesi nedeniyle haczin İİK’nin 96 ve 97.maddesine göre yapıldığı, ispat yükünün davacı 3.kişide olduğu 3. kişinin verilen mehillere rağmen ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmesini talep ettiği, bu talebini gerekçelendirmediği, mahallinde yapılacak keşfin de bir gün sonraya ertelenmesi talebi ile keşfin yapılamamasını sağladığı dava konusu menkul malların davalı borçluya emaneten verildiği veya işletme hakkı çerçevesinde kullanıma bırakıldığı konusundaki iddianın sunulan belge ve bilgiler ışığında ve yerinde inceleme talebi reddedilerek değerlendirildiğinde doğru ve doyurucu kabul edilen bilirkişinin raporunda da açıklandığı üzere, sunulan bayilik sözleşmesinin 01.09.2000 tarihli olduğu, ariyet sözleşmesinde tarihin bulunmadığı, haciz esnasında sunulan ariyet sözleşmesinin malzeme ve demirbaş listesinin boş olduğu hali ile sunulduğu, bu durumun haciz tutanağındaki memur yazımı ile de anlaşıldığı, davacı tarafından sunulan faturanın da hacze konu malları ihtiva etmediği, bu halde davacının haciz konulan malların kendisine ait olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Davacı HMK’nin 218/1. maddesinde düzenlenen “Mahkemeye getirtilmesi zor veya sakıncalı olan belgeler, hakim veya görevlendireceği bilirkişi tarafından yerinde incelenir ya da bu belgelerin mahkemeye sunulmuş örnekleri asıllarıyla karşılaştırılır. İnceleme sonunda bir tutanak düzenlenir ancak gerekli görülürse uygun teknik araçlarla belgenin aslı kaydedilir.” hükmü uyarınca defterlerinin çok kapsamlı olduğundan bahisle talimat yoluyla inceleme yapılmasını talep etmiştir. Dava konusu olayda mahcuzlar borçlunun elinde haczedildiğinden ÎİK 96-97. maddeleri uyarınca mahkemece ispat yükü üzerinde olan davacı 3. kişinin dayandığı delillerin toplanması, bu nedenle delil olarak dayandığı defterler üzerinde talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken, HMK 218/1. maddesinin gereği yerine getirilmeksizin eksik incelemeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366. ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.