YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/51
KARAR NO : 2009/1345
KARAR TARİHİ : 03.02.2009
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Kişisel İlişki
#Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; *bozulmasına dair Dairemizin *25.09.2008 gün ve *7938-12659 sayılı ilamiyle ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442/3. maddesi gereğince; bu maddede gösterilen para cezasının miktarı 5252 sayılı Kanunun 4. maddesiyle artırıldığından ve aynı yasanın 7. maddesiyle, ceza, idari para cezasına dönüştürüldüğünden, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin 7. fıkrasıyla da idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan miktarın, o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında artIrılarak uygulanacağı öngörülmüş olmakla, hesaplanan 169 TL. idari para cezasının ve Harçlar Kanunu uyarınca 32.30 TL. ilam harcının karar düzeltme talep edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, oyçokluğuyla karar verildi. 03.02.2009 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Davacılar, davalıyla evliyken 6.4.2007 tarihinde vefat eden kızları Deniz’den olan torunları Diden ile kişisel ilişki kurmalarına karar verilmesini istemişlerdir.
Çocuk 29.03.2007 doğumludur. Kişisel ilişki talep edenler, çocuğun anneannesi ve dedesidir. Kişisel ilişkinin çocuğun menfaatine uygun düşmeyeceğine ve davacıların bu haklarını, amacına uygun kullanmayacaklarına ilişkin dosyada bir delil ve olgu bulunmadığı gibi, çocuk üzerinde velayet hakkına sahip olan davalı da, bu hakkın tanınmamasını haklı gösterecek bir sebep ortaya koyamamıştır. Psikolog ve pedagog tarafından hazırlanan raporda da “çocukla davacılar arasında kişisel ilişki tesisinin, çocuğun manevi ve ahlaki gelişimi bakımından uygun olacağı” ifade edilmiştir. O halde, yerel mahkemece, talebin kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu bakımdan, davacıların karar düzeltme taleplerini kabulüne, dairemizin bozma kararının kaldırılmasına ve mahalli mahkeme kararının onanmasına karar verilmelidir. Açıklanan sebeple değerli çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum.