YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2224
KARAR NO : 2019/3707
KARAR TARİHİ : 13.05.2019
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/03/2017 tarih ve 2015/216 E. – 2017/98 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 22/02/2018 tarih ve 2017/1324-2018/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin 2008 yılından beri “enuygun” ve “enuygun.com” markası altında ticari faaliyette bulunduğunu, bu ibarenin aynı zamanda müvekkilinin ticari unvanı olduğunu, müvekkil tarafından online tabanlı hizmet verildiğini, tüketicinin seyahat, kredi, sigorta kategorilerinde internet sitesi üzerinden arama yaparak bütçesine en uygun krediyi, en uygun uçak biletini ve en uygun sigorta seçeneğini bulmasını sağlayan bir hizmet sunulduğunu, müvekkilinin “enuygun.com” ibareli markasının alanında tanınan ve bilinen bir marka haline getirdiğini ve ayırt edicilik kazandırdığını, “enuygun” ibaresine eklediği diğer ibarelerle seri marka oluşturduğunu, bu kapsamda “enuygunsigorta” ibaresinin tescili için davalı kuruma yaptığı başvurunun, davalı kurum tarafından 556 sayılı KHK’nın 7/1-a ve c bentleri kapsamında reddedildiğini, müvekkilinin bu ibareye kullanımla ayırt edicilik kazandırdığını, “enuygun.com” ibaresi üzerindeki gerçek hak sahibi olduğunu, kurum kararının bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2015-M-1841 sayılı kararının iptaline, müvekkiline ait tescili talep edilen “enuygunsigorta” ibaresinin tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, başvuru konusu ibarenin ayırt ediciliği bulunmadığı gibi tanımlayıcı nitelik taşıdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; başvuru konusu “enuygunsigorta” ibaresinin, 556 sayılı KHK’nın 5. ve 7/1-a maddeleri anlamında soyut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, buna karşılık bu ibarenin, tescil edilmek istenen 36. sınıftaki hizmetler bakımından 556 sayılıKHK’nın 7/1-c bendi anlamında somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, söz konusu ibareye kullanımla ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, başvuru kapsamındaki 38. sınıf hizmetler yönünden ise davacının Markalar Dairesi Başkanlığı kararına itiraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine; davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca, “düzelterek yeniden esas hakkında” karar verilmesine; kararın KALDIRILMASINA, davanın KISMEN KABULÜNE, TPMK YİDK’nın 23.03.2015 tarih, 2015-M-1841 sayılı kararının, başvurunun ve itirazın 38. sınıf hizmetler yönünden de reddine ilişkin son paragrafının İPTALİNE, markanın tesciline ilişkin işlemlerin devamına ilişkin talebin ise söz konusu işlemler idari nitelikte bulunduğundan reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka tescil başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 556 sayılı KHK’nın 7/1-a maddesi uyarınca soyut ve somut ayırtediciliği bulunmayan, 7/1-c maddesi uyarınca da, bir mal veya hizmete ilişkin tanımlayıcı ibarelerin marka olarak tescili mutlak tescil engeli olarak öngörülmüştür. Somut olayda, davacı “enuygunsigorta” ibaresinin 36. ve 38. sınıf hizmetler yönünden tescili için başvurmuş, başvurunun reddi üzerine YİDK kararının iptali istemiyle açılan dava sonucunda davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak başvuruya konu ibarenin 38. sınıfta yer alan; “radyo ve televizyon yayın ve haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmeti dahil), haber ajansı hizmetleri” yönünden davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. Ancak, başvuru konusu ibare anılan hizmetler yönünden dahi marka algısı oluşturmayan bu nedenle KHK’nın 7/1-a ve 5. maddeleri yönünden somut ayırt ediciliği bulunmayan işaretlerden olup ibarenin sigortacılığa ilişkin TV ve radyo yayın ve yapımlar ile habercilik programlarında marka olarak kullanılabilecek olması nedeniyle hizmetin niteliğine ve değerine ilişkin bir ibare olarak görülebileceğinden, markaya konu ibarenin KHK’nın 7/1-c. maddesi uyarınca tanımlayıcı nitelikte olması nedeniyle başvurunun reddine dair YİDK kararı isabetli olmasına rağmen davanın kısmen kabulü isabetli görülmemiş hükmün davalı kurum yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.