Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/6231 E. 2019/1826 K. 15.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6231
KARAR NO : 2019/1826
KARAR TARİHİ : 15.03.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … Köyü çalışma alanında bulunan 114 ada 9 parsel sayılı ve 10.773,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla eşit payla … ve … adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın batısına isabet eden 5140 metrekare yüzölçümlü bölümün tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 114 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tamamı 1077387 hisse kabul edilerek; 530619/1077387 hissesinin davacı … adına, 273384/1077387 hissesinin tapu maliki … kızı … adına, 273384/1077387 hissesinin tapu maliki … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilince 114 ada 9 parsel sayılı taşınmazın batı kısmındaki sınırları belirli yaklaşık 5140 metrekarelik kısmına son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tescili talep edilmiş ve mahkemece, davacı tarafından talep edilen bölüm 01.10.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilmiştir. Davacıya ait olduğu gerekçesiyle 114 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ve davalı adına hisseli olarak tesciline karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmaz bölümünün davacıya ait olduğunu ifade ettikleri gibi davalılar da bahse konu yerin davacıya ait olduğunu kabul etmiş olduklarına göre 3402 sayılı Kanun’un 15. maddesi hükmü göz önüne alınarak davacıya ait bölümün ayrı bir parsel numarası verilerek davacı adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken taşınmazın davacı ve davalılar adına hisseli olarak tapuya tesciline şeklinde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları anılan sebeple yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
15.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.