Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/13741 E. 2013/16651 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13741
KARAR NO : 2013/16651
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı aleyhine Sandıklı İcra Müdürlüğü’nün 2011/100 esas sayılı icra takip dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kefili olduğu … Ziraat Bankasından alınmış kredinin esas borçlu tarafından ödenmemesi üzerine alacaklı banka tarafından rehinle temin edilen borç için borçlu aleyhine borca karşılık teminat olarak verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine geçildiğini, müvekkilinin bu durumu ancak açılan dava dilekçesinden öğrendiğini, alacaklı bankanın icra takibine konu borcu asıl borçluya yeniden yapılandırarak süre verdiğini, yeniden mehil verildiğini, alacaklı bankanın da bu mehili teyit ettiğini, borcun alacaklı tarafından ertelendiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alacaklının ipotek ile teminat altına alınan borç için borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceği gibi kefiller aleyhine de tahsilde tekerrür teşkil etmemek şartı ile ilamsız takip yapabileceği, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın haksız olduğu, davacı banka ile borçlu ve bir kısım kefiller arasında yapılandırma işleminin yapılmasının davalının dava konusu kredi sözleşmesiyle kefili olduğu borçtan sorumluluğunu sona erdirmeyeceği, ancak başkaca takibin talikine ilişkin talep olduğu takdirde değerlendirilebileceği, davalı tarafın duruşmalarda iddia ettiği bu hususların borcun esasına ilişkin olmadığı, davalı kefilin borcunun halen cari olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve davacı lehine % 40 oranında tazminata hükmedilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının icra müdürlüğüne sunduğu itiraz dilekçesi borca itiraz mahiyetinde olup, itirazın iptali davasında kredi sözleşmesinden kaynaklanan davalının sorumlu olduğu borç miktarının banka kayıtları üzerinde bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılarak ve icra takip tarihi itibariyle alacak borç durumu tespiti ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.