Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2018/4119 E. 2019/3518 K. 24.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4119
KARAR NO : 2019/3518
KARAR TARİHİ : 24.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 22/06/2012 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı nedeniyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan … aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/12/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalılardan …, … vekilleri ve … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalılardan …, … ve …’in aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılardan …’in temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dava, kurum zararı nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan … aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan …, … ile … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 01/02/2003 ve 28/02/2003 tarihleri arasında 68 işçinin …Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından sigortasız çalıştırıldığının tespit edildiğini, prim ve gecikme zammı olmak üzere SGK tarafından 19.351,03 TL’nin ödemesinin istendiğini, ayrıca Devlet Hastanesine 6.372,00 TL tutarında idari para cezası, işyeri bildirgesindeki yasaya aykırılık nedeniyle de 22.338,00 TL tutarında idari para cezası verildiğini, söz konusu cezaların yapılandırılarak hastanenin döner sermayesinden 31.096,81 TL’nin SGK’ya ödendiğini, bu eksik ve yanlış işlerden dolayı davalıların sorumlu olduğunu belirterek uğranılan kurum zararının giderilmesini istemiştir.
Davalılardan …, davanın zamanaşımına uğradığını, kamu zararının oluştuğu dönemde yıllık izinde olduğunu, SGK prim bildirgeleri verilmesi gereken dönemde izin kullanmış olması nedeniyle ihale sürecinden bilgisi olmadığını ve sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılardan …, yıllık izinli olan hastane müdürü …’nun yerine 20/01/2003 – 08/02/2003 tarihleri arasında hastane müdürlüğüne vekalet ettiğini, sigortasız işçi çalıştırma uygulamasının yanlış olduğunu belirten yazısının başhekimlikçe yırtıldığını, maaş ve sigorta primi ödenmeden çalıştırılan işçilerin durumunu SGK’ya şikayet ettiğini, yanlış uygulama sonucu ödenen idari para cezalarından dolayı hiçbir kusuru olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılardan …, davanın zamanaşımına uğradığını, 27/01/2003 tarihinde
başhekimlik görevinden alınmış olduğunu, 2003 şubat döneminde sigortasız işçi çalıştırılmasından sorumlu olamayacağını, ihale komisyon başkanı olarak yardımcısı…’yu görevlendirdiğini, 2003 yılı hastane genel temizlik ihalesinin duyurulduğunu, …’nun başhekimliğe vekalet ederken söz konusu ihaleyi belediye anonsu olmadığı gerekçesiyle iptal ettiğini, kurum amirliği ve ihale komisyon başkanlığının aynı kişide toplanmasının mümkün olmadığını, karara bağlanmış ihalenin… tarafından usulsüz ve yetkisiz olarak iptal edildiğini, idari para cezası nedeniyle kusuru olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılardan …, 27/01/2003 tarihinde başhekimlik görevine başladığını, bu tarihten önce yapılan ihalelerin işlemlerinin bitmiş olduğunu, ancak başhekim tarafından imzalanmamış olduklarından ihale konusunda deneyimli müdür, müdür yardımcısı ve satın alma görevlilerince saptanan usulsüzlüklerin Kaymakamlık ve İl Sağlık Müdürlüğüne bildirildiğini, belirtilen günlerde değişen ihale mevzuatına uygun yeni ihaleler düzenlendiğini, çalıştırılanların sözleşmeli personel olduğunu, ihalelerin her aşamasında Kaymakamlık, …Sağlık Grup Başkanlığı ve Muğla İl Sağlık Müdürlüğüne bilgi verildiğini, olayda kusurlu olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalılardan … aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davalılardan …’in başhekimlik görevine 27/01/2003 tarihinde … kararıyla son verildiği, işçi primlerine esas alınan 2003 şubat ayı döneminde başhekimlik görevinde olmadığı anlaşılmakla adı geçen yönünden davanın tümden reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3-Davalılardan … ve …’un temyiz itirazlarına gelince:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu olayın gelişimi, adı geçen davalıların yapmış oldukları görevin mahiyeti, çalışma koşulları ve işin niteliği de gözetilerek mahkemece olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43 ve 44. maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51. ve 52. maddeleri) uyarınca tazminat miktarından uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) no’lu bentte gösterilen nedenlerle davalılardan … yararına, (3) no’lu bentte gösterilen nedenlerle davalılardan … ve … yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalılardan …, … ve …’un diğer temyiz itirazlarının (1) no’lu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.