YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8172
KARAR NO : 2013/2274
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkûmiyetine dair Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.09.2006 gün ve 2006/186 Esas, 2006/382 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delilllere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihi itibarıyla konut dokunulmazlığının ihlali suçunun uzlaşmaya tâbi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK.nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca taraflara uzlaşma teklif edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık Şirozdin yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğinden mağdurenin aşamalarda sanığın kendisini zorla götürürken yanında tanımadığı bir kişinin daha bulunduğu ve bu kişinin sanığa yardım ettiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında; sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla kişiyle birlikte işlendiği halde sanık hakkında TCK.nın 109/3-b maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında verilecek cezanın TCK.nın 109/3-b. maddesi uyarınca da artırılmış olsaydı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunacak sonuç hapis cezası 2 yıldan fazla olacağından Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 04.03.2008 gün ve 2008/6-47, 2008/43 sayılı Kararında da vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha atıfet sağlanamayacağı nazara alınarak sanık hakkında CMK.nın 231. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilerek tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı Kanunda cezaların içtimanın yer almaması, 5275 sayılı Kanunun 99. maddesinin, kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında ilgili mahkemesinden istenebilecek toplama kararları ile ilgili bir hüküm olması hususları gözetilmeden sanık Tevfik hakkındaki hapis cezalarının hükümle birlikte toplanmasına karar verilmesi,
Sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, aynı maddenin 2. fıkrası gereğince 1. fıkranın (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen hakların kullanılmasının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar ve (c) bendindeki haklardan kendi alt soyu üzerinde kullanılmasının koşullu salıverilmeye (c) bendindeki haklardan kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin belirtilmemesi suretiyle infazda tereddüde yol açılması,
Kanuna aykırı olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca TCK.nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölüm ile cezaların infaz Yasasının 99. maddesi gereğince toplanmasına ilişkin bölümlerin hükümden çıkartılmasına, “sanık hakkında TCK.nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin hükme eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.