YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8081
KARAR NO : 2012/3945
KARAR TARİHİ : 04.04.2012
Reşit olmayanla cinsel ilişki, kasten yaralama ve tehdit suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; kasten yaralama suçundan açılan davanın şikâyet süresinden sonra açılması nedeniyle düşmesine ve diğer suçlardan beraatine dair Adana 5. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 24.07.2008 gün ve 2007/598 Esas, 2008/808 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Şikâyetçi olan mağdure vekilinin davaya katılmak istediklerini beyan etmesine karşın CMK.nın 238/2. maddesi gereğince katılma hususunda bir karar verilmemiş ise de;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin şikâyetçi olup davaya katılmak istediğini beyan ettiği, zorunlu vekilin de sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure … davaya katılmasına ve vekil Av. … katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek yapılan incelemede;
Mağdurenin aşamalardaki anlatımlarında sanığın zorla nitelikli cinsel istismar eyleminde bulunduğunu ve sanık tarafından fiziksel şiddete maruz bırakıldığını ifade etmesi, doktor raporları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işleyip işlemediği hususunda davaya bakma ve tüm suçlar yönünden delilleri değerlendirme ve suç vasfını tayin görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.